KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/15253 E., 2024/5449 K.·Bozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/870 E., 2023/185 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre “Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar, sanık, katılan ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” şeklindeki hükümlere rağmen, sanık dinlenmeden davanın sonuçlandırılması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326/2. maddesine aykırı davranılması,
2. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa atanmış olan zorunlu müdafi ile birlikte sanığın savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, bozmadan önce müdafii bulunmaksızın alınan savunma ile yetinilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/15253, K. 2024/5449, 3 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama