Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/15434 E. , 2025/5098 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Şavşat Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/60 E., 2013/47 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık ... hakkında, şikâyetçiler ..., ..., ... ve ...'e yöneli
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/15434 E. , 2025/5098 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Şavşat Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/60 E., 2013/47 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık ... hakkında, şikâyetçiler ..., ..., ... ve ...'e yönelik eylemlerinden dolayı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme suçlarından, şikâyetçi ... ve ...'ye yönelik eylemlerinden dolayı hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından; katılan ...'a yönelik eyleminden dolayı ise, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın temyiz isteminin mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu katılan ...'a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu (sanık ... adına çıkartılan gerekçeli karar tebligatının ''Gösterilen adrese gidildi. Tevziat saatlerinde adreste kimse olmadığından muhattabın dışarı gittiği aynı binada isim ve imzadan imtina eden komşu tarafından beyan edilmesi üzerine tebliğ evrakı ilgili mahalle muhtarına teslim edilerek tebliğ adresine 2 nolu haber kağıdı yapıştırılarak isim ve imzadan imtina eden komşu, yönetici, kapıcıya haber verilmiştir.'' kaydı ile tebliğ edildiği, sanığa yapılan tebligatta; gerek beyanda bulunan ve gerekse haber verilen komşunun isminin tespit ve tevsik edilmediği, bir diğer ifadeyle, beyan sahibi ile haber verildiği bildirilen komşunun açık kimliğinin ne olduğunun tebliğ mazbatasında açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle tebliğ işleminin, Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi ile Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. ve 31/1-c maddeleri koşullarına göre usûlüne uygun yapılmadığı anlaşılmakla, sanığın eski hâle getirme talebinin kabulü ile temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir), 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Sanığın suça konu ikâmete balkon camını kırmak suretiyle girerek evden mermi, dürbün ve çakmak çalması şeklindeki eylemine uyan ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1 maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçu bakımından belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4 maddesinde belirtilen 12 yıllık dava zamanaşımının 07.01.2007 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında katılan ...'a yönelik mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 2. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Sanığın üzerine atılı hırsızlık eyleminin inceleme dışı sanık ...'in beyanına göre, 07.01.2007 günü gece vakti sayılan 22.00 sıralarında işlendiğinin iddia olunduğu, bu itibarla eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu ve suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâllerinin de aynı Kanun'un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınması gerektiği nazara alınarak, aynı Kanun'un 66/1-d, 66/3 ve 67/4. maddelerine göre hesaplanan 15 yıllık olağan ve 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerinin dolmadığı tespit edilerek ve Tebliğnamedeki zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Sanığın tüm aşamalarda üzerine atılı suçu işlemediğini savunması karşısında; hakkında aynı suçtan mahkûmiyet kararı verilen inceleme dışı sanık ...'in soruşturma aşamasındaki suç atma niteliğindeki soyut beyanları dışında, sanığın hırsızlık suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, mahkûmiyetine yeter nitelikte, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.