KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/16075 E., 2024/4154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/239 E., 2022/1604 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin '”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin müvekkili sanığın aşamalarında verdiği samimi beyanlarında, kendisinin birden fazla hırsızlık dosyası bulunduğunu, bu dosyada iddia edilen olay haricindeki tüm iddiaları kabul ettiğini ancak bu dosyada ileri sürülen hırsızlık eylemini kendisinin gerçekleştirmediğini, kendisine gösterilen fotoğraflardaki kişinin kendisi olmadığını belirterek kriminal raporu kabul etmediğini ifade ettiğine,
müvekkili sanık hakkındaki diğer dosyalarda herhangi bir fotoğraf veya kriminal rapor olmamasına rağmen eylemleri kabul etmiş olması göz önüne alındığında bir tek bu dosya ile kendisine yöneltilen suçlamayı reddetmesi için herhangi bir sebep bulunmadığına, bu durumun da müvekkili sanığın beyanlarının samimi olduğunu gösterdiğine, ceza yargılamasının amacının maddi gerçeği ortaya çıkartmak olduğuna, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delil de bulunmadığına,
kriminal raporun tek başına cezalandırmaya yeterli olmadığına ve başkaca deliller ile de desteklenmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/16075, K. 2024/4154, 12 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama