Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/17420 E. , 2025/98 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1304 E., 2022/2090 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuğun suça konu aracı çaldıktan sonra zarar vermesi şeklindeki eyleminin, hırsızlık suçunun konusu
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/17420 E. , 2025/98 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1304 E., 2022/2090 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuğun suça konu aracı çaldıktan sonra zarar vermesi şeklindeki eyleminin, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun ve korunan hukukî yarann aynı olması nedeniyle, ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, bu suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, mala zarar verme suçundan kurulan kesin nitelikteki hükme karşı mahallince kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin " Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını islediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin işlenen suç neticesinde oluşan zarara dair beyanda bulunulmadığına, Mahkemece de bu yönde bir tespite gidilmediğine, bu sebeple suça sürüklenen çocuk hakkında takdiren ve teşdiden verilen hükmün usul ve yasaya aykın olduğuna, suçun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığına, suça sürüklenen çocuğun olay yerinde kendi iradesi ile bulunmadığına, olsa olsa yardım etme suretiyle suça katılmış olabileceğine, suç vasfının hatalı olarak tayin edildiğine, mala zarar verme yönünden 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulandığı hâlde, hırsızlık suçu yönünden verilen ceza hükmünde aynı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının isabetli olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h maddesiyle hükmolunan 5 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 143/1. maddesiyle 1/2 oranında artınm yapılması sırasında 7 yıl 15 ay hapis cezası yerine, 8 yıl 3 ay hapis cezasına karar verilmesi usûl ve yasaya aykın ise de, bu hatanın aynı Kanun'un 31/3. maddesi ile yapılan indirime ilişkin sonraki uygulamayla düzeltilmesi karşısında bu husus bozma nedeni yapılmamış suça sürüklenen çocuk müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçu nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulurken "...cezanın suça sürüklenen çocuk üzerindeki gelecekteki olası etkileri, samimi ikrarı dikkate alınarak..." olumlu değerlendirilip, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince belirlenen cezadan indirim yapıldığı hâlde, hırsızlık suçu yönünden hüküm kurulurken aynı madde uyarınca "...çocuğun, geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları değerlendirilerek... " şeklindeki gerekçe ile indirim yapılmaması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için dosyanın Sakarya Çocuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.