Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/17488 E. , 2023/7716 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/254 E., 2013/969 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının ist
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/17488 E. , 2023/7716 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/254 E., 2013/969 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARARLAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.05.2023 tarihli ve KYB-2023/41280 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21/01/2014 tarihli ve 2013/2-686 esas, 2014/19 karar sayılı ilamında "Mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı tanışır mal olması halinde, ayrıca mala zarar verme suçundan da ceza verilmemesi gerekmektedir. Ancak hırsızlık eylemi gerçekleştirilirken suça konu mal dışında bir başka eşyaya zarar verilmiş ise, mala zarar verme suçu ayrıca gerçekleşecektir. Örneğin, aracın camı kırılarak içerideki telefonun alınması halinde hırsızlık suçu yanında, ayrıca hırsızlık suçunun konusunu oluşturmaya araç camının kırılmış olması nedeniyle mala zarar verme suçu da oluşacaktır. Bununla birlikte hırsızlık suçunun konusunu oluşturan eşyanın çalınması sırasında ayrıca bu eşyaya zarar verilmesi de söz konusu olduğu hallerde, bu durum 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca ... cezanın belirlenmesinde göz önünde bulundurulmalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Sanığın hırsızlık suçunun konusunu oluşturan aracın kapısına zarar verip, kontak kilidini kırarak düzkontak yapıp çalıştırarak aracı götürmesi suretiyle çalması şeklindeki olayda, eylem gerçekleştirilirken suç konusu aracın direksiyon muhafazasının kırıldığı ve sağ ön kapının zarar gördüğü sabittir. Sanığın suç konusu araçla ilgili olarak hırsızlık eylemini gerçekleştirebilmek için araçtan bağımsız olan başkaca bir mala zarar vermesi sözkonusu olmayıp, bizzat suç konusu olan araç üzerinde meydana gelen bir zarar bulunmaktadır. Burada suçun konusunu oluşturan mal, aracın tamamı olup, zarar da aracın çalınmasıdır. Bu nedenle sanığın, suça konu aracın kapısına zarar verip düzkontak yaparak çalması biçimindeki eylemi nedeniyle hırsızlık suçunun yanında, ayrıca mala zarar suçundan da hüküm kurulması isabetli değildir." şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda, sanığın inceleme dışı sanıklar ... Kızma ve ... ile birlikte müştekiye ait aracın kapısını bıçakla zorlayıp açtıktan sonra aracı düz kontak yapmak suretiyle çalması şeklinde gerçekleşen eyleminden ötürü ayrıca mala zarar verme suçundan hüküm kurulamayacağı, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan mala zarar verme eyleminin bir bütün olarak nitelikli hırsızlık suçu kapsamında kalacağı cihetle, aynı dosya kapsamında nitelikli hırsızlık suçundan sanığın ayrıca mahkumiyetine hükmedildiği dikkate alınarak, sanık hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Karar duruşmasında Konya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan inceleme dışı sanık ...'a 31.01.2014 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği; cezaevinde bulunan sanığa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince sanık hakkında düzenlenen 31.01.2014 tarihli tebligat belgesi içeriğine göre, gerekçeli kararın sanığa almak suretiyle tebliğ edildiği, bu işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması ve ayrıca tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz/itiraz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğ işlemi usûlsüz olduğundan sanık ... bakımından hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün ve mala zarar verme suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usûlüne uygun kesinleşmediği, yine sanık ... bakımından hırsızlık suçu yönünden yokluğunda verilen 04.12.2013 tarihli mahkûmiyet kararının sanığın doğrudan MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince “MERNİS adresi” ibaresi ile çıkarılan tebligatın ve bu doğrultuda yapılan 30.01.2014 tarihli tebliğ işleminin usûlsüz olduğu, Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.12.2013 tarihli kararının sanıklara tebliğ edilip, (sanıkların cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanıklara 5271 sayılı Kanun’un 263. ve 35. maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) usûlüne uygun olarak kesinleştirilmesinin gerektiği; hırsızlık suçu yönünden sanıkların yol üzerine kapıları kilitli aracın kapı kilidini bıçak ile zorlayarak açmak sureti ile aracı düz kontak yapmak sureti ile çalıştırmak suretiyle çalarak hırsızlık suçunu işlediklerinin anlaşılması karşısında; suçun anahtarla ya da diğer bir aletin anahtar gibi kullanılarak kilit açmak suretiyle gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d maddesi ile uygulama yapılması hususu da düşünüldüğünde belirtilen tebligat eksiklikleri de giderildikten sonra sanık ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından, sanık ... hakkında ise hırsızlık suçundan olağan veya olağanüstü kanun yollarına başvurulmasının mümkün görüldüğü ve ayrıca sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümde zararın kovuşturma aşamasında karşılandığının kabulü ile 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 168/1. maddesi olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanığın inceleme dışı ... ile birlikte şikâyetçiye ait aracın kapısını bıçakla zorlayıp açtıktan sonra aracı düz kontak yapmak suretiyle çalıştırarak çalması ve aracın terk vaziyette ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın suça konu araca bu şekilde zarar da verdiğinden bahisle, hakkında mala zarar verme suçundan da mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; hırsızlık suçunun konusu olan araç ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukukî yararın ... olması karşısında, ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, bu suçtan da mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.12.2013 tarihli ve 2012/254 Esas, 2013/969 Karar sayılı verilmekle kesin nitelikte olan kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanığın unsurları oluşmayan mala zarar verme suçundan BERAATİNE, tayin olunan cezanın çektirilmemesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.