KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/17503 E., 2023/9237 K.·Kanunyararına Bozma Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/784 E., 2021/1111 K.
- Suç
- Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
- İnceleme konusu kararlar
- Beraat
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2023 tarihli ve 2023/40690 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 22/03/2021 tarihli ve 2021/6803 esas, 2021/4689 karar sayılı ilamında yer alan, “...Sanıkların kendilerini aynı vekil ile aynı davada temsil ettirmeleri nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.10.1978 tarih ve 2/324-350 sayılı kararında belirtildiği üzere; vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasının değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedinin esas alındığı,
buna göre, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdiri mümkün bulunmaması karşısında beraat hükümlerinde tek vekalet ücretine hükmedilmesine gerekmektedir...” şeklindeki açıklamalar ile 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme ile anılan maddenin ikinci cümlesinde yer alan "Beraat eden sanıklar birden fazla ise beraat sebebi ortak olan
sanıklar müdafii lehine tek, beraat sebebi ayrı olan sanıklar müdafii lehine ise ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda yargılama aşamasında kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücreti verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16.10.1978 tarihli ve 2/324-350 sayılı kararında belirtilen "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usûlünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı" hususu nazara alınarak,
kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi..." şeklindeki açıklamalar ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında somut olayda yargılama aşamasında sanıklar ... ve ...'nın aynı avukat tarafından temsil edildiğinin anlaşılması
karşısında, sanıklar müdafii lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekâlet ücreti verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/17503, K. 2023/9237, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama