Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/17508 E. , 2023/8164 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/729 K. KATILANLAR : PİMEKS Alüminyum PVC ve Metal San A.Ş., ... ... Karaslan SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARAR
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/17508 E. , 2023/8164 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/30 E., 2022/729 K. KATILANLAR : PİMEKS Alüminyum PVC ve Metal San A.Ş., ... ... Karaslan SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40744 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2. fıkrasındaki “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, Dosya kapsamına göre, Altındağ Kaymakamlığı İlçe ... Komutanlığı tarafından düzenlenen sanığın sağır ve dilsiz olduğuna dair 25/01/2022 tarihli ekonomik ve sosyal durum araştırma raporu sonrasında Mahkemece sanığa zorunlu müdafi tayin edilmesine müteakip sanığın beyanının alındığı 30/06/2022 tarihli 2 numaralı celsede sanığın müdafi talebinin olmadığına ve meramını anlatabilecek düzeyde okuma ve yazma bildiğine dair beyanı sonrasında Ankara Barosu tarafından görevlendirilen avukatın görevine son verilmiş ise de, yukarıda anılan düzenleme karşısında sanığın bu husustaki isteminin aranmadığı anlaşıldığından sağır ve dilsiz olan sanığa zorunlu müdafii tayininin gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1412 sayılı Ceza Muhakameleri Usulü Kanunu, kişisel savunmada kural olarak ihtiyari müdafilik sistemini benimsemiş ve sınırlı bazı hâllerde zorunlu müdafilik sistemini getirmiş iken; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu zorunlu müdafilik sistemini, önemli ölçüde genişletmiştir. 5271 sayılı Kanun'a göre; müdafii bulunmayan şüpheli veya sanığın, çocuk, kendini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz olması (150/2. madde), soruşturma veya kovuşturma konusu suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla hapis cezasını gerektirmesi (150/3. madde.), resmî bir kurumda kusur yeteneğinin araştırılması için gözlem altına alınmasına karar verilecek olması (74/2. madde), tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilmesi (101/3. madde), davranışları nedeniyle, hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşılan sanığın yokluğunda duruşma yapılması (204/1. madde) ve ... sanık hakkında duruşma yapılması (247/4. madde) hâllerinde, şüpheli veya sanığın istemi bulunmasa hatta açıkça müdafi istemediğini beyan etse bile müdafi görevlendirme zorunluluğu bulunmaktadır. 5271 sayılı Kanun'un 150. maddesi; "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi hâlinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafisi bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır. (4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklinde düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere maddenin ikinci fıkrasında, çocuklara, kendisini savunamayacak derece malul olanlara veya sağır ve dilsizlere istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup bu kapsamda, soruşturma aşamasındaki 08.11.2021 tarihli ifadesini işaret dili ile verdiği anlaşılan sanığın Mahkemece yaptırılan araştırma sonucunda kolluk tarafından düzenlenen 25.01.2022 tarihli tutanakta da "işitme ve konuşma engelli" olduğunun belirtilmesi sonucu sağır ve dilsiz olduğunun tespit olunduğu, Mahkemece de bu nedenle sanık hakkında zorunlu olarak müdafi görevlendirilmesine rağmen, 30.06.2022 tarihli karar duruşmasında sanığın müdafi talebinin olmadığına dayanan savunmasına itibar edilerek müdafinin görevine son verildiği anlaşılmakla; sanığın sağır ve dilsiz olduğu dikkate alındığında, ... ve etkin yargılanma hakkı kapsamında, istemi olup olmadığına bakılmaksızın 5271 sayılı Kanun'un 150/2. maddesi uyarınca sanığa müdafi atanması ve atanan müdafi huzurunda savunmasının alınması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/30 Esas, 2022/729 Karar sayılı verilmekle kesin nitelikte olan kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.