KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/17530 E., 2025/2170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1335 E., 2021/1550 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, etkin pişmanlığa ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. GEREKÇE
5271 sayılı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesi 28.05.2019 tarihli ve 2018/475 Esas, 2019/338 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2019/3745 Esas, 2020/1699 Karar sayılı kararı ile sanığa zorunlu müdafi atanmaması,
etkin pişmanlık ve hesap hatası gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 289/1-e, 280/1-e maddeleri uyarınca hükmün bozulmasına karar verildiği, sanığa zorunlu müdafi atanmamasının 5271 sayılı Kanun'un 289/1-h maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 07.10.2020 tarihli bozma kararının içerik itibarıyla aynı Kanunu’nun 280/1-e maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği,
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2019/3745 Esas, 2020/1699 Karar sayılı bozma kararı ile bu karar üzerine verilen Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.03.2021 tarihli ve 2020/175 Esas, 2021/277 Karar
sayılı kararının hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, aynı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
II-KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/17530, K. 2025/2170, 11 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama