İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/18224 Karar: 2025/22565 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/18224 K.2025/22565

2. Ceza Dairesi 2023/18224 E. , 2025/22565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2154 E., 2022/2308 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/18224 E. , 2025/22565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2154 E., 2022/2308 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adli

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/18224 E. , 2025/22565 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2154 E., 2022/2308 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararı kaldırılarak mahkûmiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, katılanların iftirasına uğradığına, yalanı şahitlerle kendisine suç isnad ettiklerine, duruşmada şahitlerin kendisini teşhis edemediğine, söz konusu yerde sürekli bekçi durduğuna, hırsızlık yapmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve katılanların yöneticisi olduğu kooperatife ait binaları yapan ... isimli müteahhit ile yaptığı anlaşma gereği önce binanın balkon korkuluk demirlerini 50.000 TL karşılığında yaptığını ancak parasını alamadığını, daha sonra da yine aynı müteahhit ile asansörleri yapma konusunda 35.000 TL karşılığında olmak üzere toplam alacağına karşılık söz konusu binanın zemin katında bulunan bir daire verilmesi konusunda anlaştıklarını, ancak işin bitimine yakın müteahhidin tapu problemi olduğu gerekçesiyle başka bir yerdeki daireyi teklif ettiğini ve anlaşamadıkları gibi parasını alamadığı için icra takibi başlattığını ifade ettiği, ilk derece mahkemesinde talimatla beyanı alınan yüklenici ...'nun, söz konusu kooperatifin asansör işini sanığa verdiğini kabul ettiği, balkon korkulukları işi ile ilgili ise bir beyanının bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan ve söz konusu S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi ile yüklenici ...'nun yetkilisi olduğu ... İnşaat Taahhüt ve Dekorasyon firması arasında yapıldığı anlaşılan 11.08.2014 tarihli yüklenicilik sözleşmesinde iş bitim ve teslim tarihinin 30.04.2015 olarak belirlendiği, katılan ...'ın istinaf mahkemesindeki duruşmada, yüklenicinin işlerinin bozulması sebebiyle sanığın asansör işini yapacağını söylemesi üzerine yüklenici ile görüşüp teyid alıktan sonra yükleniciye ödenecek ücretten mahsup edilmek üzere kooperatif hesabından sanığa 5.000 TL ödeme yapıldığını ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; Mahkemece sözleşmenin taraflarından, suç tarihinde iş tesliminin yapılıp yapılmadığının sorulması, sanık ile yüklenici arasında yapılan bir sözleşme var ise dosya içerisine aldırılması, yoksa aralarındaki hukuki ilişkinin alt yüklenici mi yoksa iş hukukuna tabi hizmet sözleşmesi mi olduğunun taraflara sorularak ve gerekirse sanığa ait SGK kayıtları getirtilerek sanık ile yüklenici ve iş sahibi olan katılanlar arasındaki ilişkinin mahiyetinin net olarak belirlenmesi, sanığın savunmalarında geçen icra dosyasının da dosya içerisine alınıp delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden sonra 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 144/1-b maddesinde düzenlenen bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşup oluşmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2. Kabule göre de; Adli sicil kaydına göre suç tarihinde ve halen sabıkası bulunmayan sanık hakkında, suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulüyle, hırsızlık suçundan karşılanması gereken bir zararın da bulunmadığının anlaşılması karşısında, hükmedilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca hakkında takdiri indirim uygulanan ve 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinin uygulanmasını talep eden sanık hakkında, hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın, kasıtlı bir suçtan dolayı 3 aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş oluşu, duyduğu pişmanlığa göre ileride suç işlemekten çekineceği kanaatine varılması sebebiyle TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine rağmen, ertelemeden daha lehe olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu tartışılırken, dosya içeriğiyle uyuşmayan "sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması sebebiyle sanık hakkında CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına," şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla