Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/18605 E. , 2026/6133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1953 E. 2022/2396 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/18605 E. , 2026/6133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1953 E. 2022/2396 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir." şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, suç vasfında hataya düşüldüğüne, atılı eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu hâlde nitelikli hırsızlık suçundan hüküm kurulduğuna, alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında ikinci kez mükerrirliğe konu İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2018 tarihli ve 2017/1199 Esas, 2018/304 Karar sayılı ilâmı ile 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesi uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezası ile 3.400 TL adli para cezasına ilişkin kararın, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2018 tarihli ve 2018/1582 Esas, 2018/2645 Karar sayılı ilâmı ile kaldırılarak TCK'nın 141. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası verildiği ve anılan ilâmın 06.12.2018 tarihinde kesinleştiği, infaz aşamasında İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2019 tarihli ve 2017/1199 Esas, 2018/304 Karar sayılı ek kararı ile soruşturma aşamasında uzlaşmanın sağlanamadığı ve uzlaştırma işlemlerinin tekrar yapılmasının kanunen mümkün olmadığı belirtilerek hükümlünün talebinin reddine karar verildiği anlaşılmakla, yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alınmaksızın, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına," ve 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi uygulandığı sırada da "sanığın ikinci kez mükerrir olması nedeniyle TCK'nın 53/3. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 10.10.2022 tarihli ve 2022/1953 Esas, 2022/2396 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı Kanun'un 302/2-4. madde ve fıkrası gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303/1-d maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2022 tarihli ve 2021/201 Esas, 2022/537 Karar sayılı kararının 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “...ve sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, sanık hakkında mahkememiz dava dosyasına konu suçtan almış olduğu hapis cezasının infazında koşullu salıverme hükümlerinin 5275 sayılı Kanun md. 108/3. uyarınca uygulanmasına yer olmadığına," ilişkin kısmın çıkarılarak yerine, "...04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesi dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri ve koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına," cümlesinin yazılmasına; 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünden de "...sanığın ikinci kez mükerrir olması nedeniyle TCK md. 53/3'ün uygulanmasına yer olmadığına,..." şeklindeki cümlenin çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun olan Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dosyanın 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sanık, eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğunu ve alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğini ileri sürmüştür; sanık ikinci kez mükerrir konumundadır.
Hukuki İlke: Suç vasfı ve ceza tayinine yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemekle birlikte, 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür halinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağı düzenlemesi dikkate alınmalıdır; buna aykırı olarak 'koşullu salıverme uygulanmasına yer olmadığına' ve TCK 53/3'ün uygulanmayacağına hükmedilmesi hatalıdır. Bu aykırılık CMK 303/1-d uyarınca düzeltilebilir niteliktedir.
Uygulama Sonucu: Hükmün bozulmasına, ancak aykırılığın düzeltilerek temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir (CMK 303/1-d).
Dava Strateji Notu: İkinci kez mükerrir sanıklarda infaz rejimi 7550 sayılı Kanun'la değiştiği için, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik yönünden lehe düzenleme talep edilmelidir; ayrıca ikinci kez mükerrirlerde TCK 53/3 uygulanamayacağından bu yöndeki hataların düzeltilmesi infaz lehine sonuç doğurabilir.