KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/18633 E., 2024/20599 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2022/306 E., 2022/3116 K.
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Hüküm
- Mahkûmiyet kaldırılarak beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin vekalet ücretine ilişkin olduğu, katılan vekilinin temyiz isteminin; sanığın kaçak kullanımın olduğu dönemde meskeni tahliye ettiğine dair bir delil bulunmamakta olduğu, kiralananın fiilen boşaltılmasının yeterli olmadığı, anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerektiği, ev sahibi beyanına göre anahtarın teslim edilmediği, bunun ispatının kiracıya ait olduğunu, sanığın beraatinin usul ve yasaya uygun olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanığın abonelik olmadan sayaçlı şekilde kaçak elektrik kullanması nedeniyle 28.12.2018 tarihinde hakkında kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği, sanığın suça konu evi tahliye ettiği, tutanak tarihinde evde oturmadığı iddiası karşısında, sanığın tahliye tarihi belirlenerek gerek kolluk araştırması gerekirse ev sahibi tanık sıfatıyla dinlenerek sanık tahliye ettikten sonra evde başka bir kimsenin ikâmet edip etmediği,
sanığın tahliye tarihinden tutanak tarihine kadar başka kimsenin evde ikâmet etmemesinin tespiti hâlinde kaçak kullanımın sanık tarafından yapılmış olacağı hususunda tereddüt hasıl olmayacağı, sanığın tahliyesinden sonra evde başkaca kimsenin ikâmet etmediğinin tespiti halinde ise sanığın suça konu adreste ne kadar süre oturduğu, sayacı ne zamandan beri kullandığı belirlenerek abonesiz kullanım süresine göre; mahallinde bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, kurulu güç tespit edilip, abonesiz dönemde normal kullanıma göre tüketebileceği ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırılarak,
tüketimin kayıtsız sayaçtan geçirilen miktarla uyumlu olup olmadığına dair bilirkişiden rapor alınıp, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği belirlenerek, tüketim miktarı sayaçtan geçiyorsa sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekeceği, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin sabit olduğunun tespiti hâlinde ise 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp,
sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi hâlinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanmış ise bu
ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, somut olayda da bu açıklamalar ışığında sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmamış olması karşısında belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekli olmasına rağmen eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kabule göre de;
2) Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/18633, K. 2024/20599, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama