KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/19495 E., 2023/10048 K.·K Anunyararına Bozma Suça İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/464 E., 2019/509 K.
- Şikayetçi
- ... ...
- Sürüklenen çocuk
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.06.2023 tarihli ve KYB-2023/54399 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Dosya kapsamına göre, suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamamış bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231/8 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde 3 yıl denetim süresine tâbi tutulacağı gözetilmeden, Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 01/12/2011 tarihli kararıyla hakkında 5 yıl denetim süresi belirlenmesinde isabet görülmemiş ise de, sanık hakkındaki 01/12/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13/01/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip 3 yıllık denetim süresinin başladığı,
ancak sanığın bu süre dolmadan 24/10/2013 tarihinde kasıtlı suç işlediği cihetle, anılan hukuka aykırılığın sonuca etkili bir durum meydana getirmeyeceği anlaşılarak yapılan incelemede,
Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan ve suçun işlendiği 30/04/2011 tarihinde 18 yaşından ... olduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer ..., “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm gereğince,
anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.11.2018 tarihli ve 2016/6-986 Esas, 2018/554 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ile 5395 sayılı Kanun'un Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 15-18 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan veya alınmaması durumunda gerekçesi kararda gösterilmeden yazılı şekilde karar verilmiştir.
2. Dosya kapsamındaki beyanlara göre şikâyetçinin kilitlemeden sokağa ... ettiği aracına girilip, aracın kapısının yan tarafında bulunan ya da evden getirilen anahtarla aracın çalıştırılıp, götürüldüğünün anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği belirlenmiştir.
3. 30.04.2011 tarihli tutanağa göre, ihbar üzerine giden kolluğun suça konu aracı içinde başka çalıntı eşyalarla yakaladığı, şikâyetçinin beyanında aracı teslim aldığını ancak 250 TL zararı olduğunu ve bu zararın karşılanmadığını söylemesine rağmen somut olayda uygulanma koşulları oluşmayan 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin de uygulandığı tespit edilmiştir.
4. İnceleme konusu hüküm hakkında belirlenen hususlar yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/19495, K. 2023/10048, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama