Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/19949 E. , 2024/77 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/457 E., 2021/969 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Ya
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/19949 E. , 2024/77 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/457 E., 2021/969 K. SUÇ : Karşılıksız yararlanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozularak düşme kararı verilmesi I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB-2023/57742 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında "kolon borusundan bağlantı yaparak" sayaçsız kaçak su kullanıldığı gerekçesiyle ve "sayaç yerinden bağlantı yaparak" kaçak su kullanıldığından bahisle 31/05/2014 tarihli tutanak ile 28/03/2014 tarihli tutanağın düzenlendiği, karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinde yer alan; "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs ve karşılıksız yararlanma suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda, karar verilmeden önce 20/10/2021 tarihinde sanığın eşi tarafından dosyaya sunulan banka dekontlarına göre zararın 19/10/2021 tarihinde sanık adına eşi tarafından giderildiğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık hükümleri yönünden sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca şikâyetçi kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “Bilirkişinin hesapladığı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanığın eşi tarafından ibraz edilen 19.10.2021 tarihli banka dekontlarında, sanığın karar tarihinden önce her iki tutanakla ilgili bilirkişinin belirlediği kurum zararını karşıladığının belirtildiğinin anlaşılması karşısında, bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2021 tarihli ve 2015/457 Esas, 2021/969 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun’un 223/8. maddesi gereği kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle DÜŞMESİNE, kararın bir suretinin Adli Sicil Kanunu'nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne Mahkemesince gönderilmesine, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.