İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/21031 Karar: 2024/4038 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/21031 K.2024/4038

2. Ceza Dairesi 2023/21031 E. , 2024/4038 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/350 E., 2010/613 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istem

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/21031 E. , 2024/4038 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/350 E., 2010/613 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istem

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/21031 E. , 2024/4038 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/350 E., 2010/613 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60864 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 01/12/2005 tarihinde işlediği nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlâl etme ile birlikte mala zarar verme suçundan da mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, suç tarihinden sonra 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile değişik TCK'nın 142. maddesine eklenen 4. fıkrada yer alan, “hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikayet aranmaz” şeklindeki hüküm karşısında, mala zarar verme suçunun suç tarihi itibariyle şikâyete bağlı olduğu, müştekinin de soruşturma aşamasında 02/12/2005 tarihli ifadesinde şikâyetçi olmadığını beyan ettiği gözetilmeden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE-KARAR Karar duruşmasında İzmir (Kapatılan) Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'a 07.09.2010 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi" nedeniyle yapılan tefhim işleminin usûlsüz olduğu ve bu nedenle kararın kesinleşmediği belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2010 tarihli kararının sanığa usûlüne uygun olarak (Sanığın cezaevinde olması halinde, cezaevindeki sanığa 5271 sayılı Kanun’un 263. maddesine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilmesi ile kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, İzmir 17. Asliye Ceza Mahkemesinin henüz kesinleşmeyen 07.09.2010 tarihli ve 2010/350 Esas, 2010/613 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla