KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/21053 E., 2024/2781 K.·K Anunyararına Bozma İnceleme Konusu Kanun Yararına Bozma Yoluna
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2000/627 E., 2001/1207 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Hükümlü
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Karar
- Mahkûmiyet
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/59331 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12/09/2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınarak yapılan incelemede,
1-Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 18/04/2018 tarihli ve 2018/2546 esas, 2018/4726 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sanığın müştekiye ait evin kapısını kırarak konutuna gitmek suretiyle ziynet eşyalarını çalması şeklinde gerçekleşen olayda, mahkemece 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun sanığın lehine olduğundan bahisle bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de.
5237 sayılı Kanun'un 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı Kanun'un 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin hırsızlık suçu yanında 5237 sayılı Kanun'un 116 ve 119. maddelerine uyan konut dokunulmazlığını ihlal etme ve aynı Kanun'un 151. maddesindeki mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, sanık lehine olan kanun hükmünün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle tespit edileceği, 5237 sayılı Kanun'a göre yüklenen hırsızlık, konut dokunmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle,
aynı Kanun'un 61. maddedeki ölçütler dikkate alınarak temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve önceki yasaya göre suçların yasal ögelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir.
2. Kadıköy 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2005 tarihli kararının hükümlünün yokluğunda verildiği, karar tarihinde Çanakkale E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan hükümlüye tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” ve cezaevinde olan hükümlüye yapılan tebligatın 5271 sayılı Kanun'un 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesinden dolayı usûlsüz olduğu tespit edilmiştir.
3. Hükümlünün kararı ayrıca 03.11.2022 tarihli dilekçesiyle eski hâle iade istemi ile temyiz etmesi nedeniyle dosyanın Yargıtay tarafından temyizen incelenmesi gerektiği tespit edilmiştir.
4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu kararın temyiz yasa yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/21053, K. 2024/2781, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama