İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/21757 Karar: 2023/8988 Tarih: 2023

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/21757 K.2023/8988

2. Ceza Dairesi 2023/21757 E. , 2023/8988 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/707 E., 2022/928 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ ED

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/21757 E. , 2023/8988 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/707 E., 2022/928 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ ED

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/21757 E. , 2023/8988 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/707 E., 2022/928 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme SUÇLARIN TARİHİ : HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, düzelterek onama İTİRAZA KONU KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/1104 Esas, 2023/925 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.07.2023 tarihli ve KD-2023/1153 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308/1. maddesinde belirtilen süre içinde itiraz edilen dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 27.05.2019 tarihli ve 2019/273 Esas, 2019/8265 Karar sayılı kararının hukuki değerden yoksun olmadığı ve bu karara karşı itiraz edilmeyeceğinden suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlere ilişkin verilen karar verilmesine yer olmadığına kararının kaldırılarak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2023 tarihli tebliğnamesinde belirtilen görüşler doğrultusunda esasa ilişkin karar verilmesi talebine ilişkindir. II. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.08.2008 tarihli ve 2008/39755 Esas sayılı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçinin evine zarar vererek girip, suça konu malları evden çıkartıp uzaklaşırken yakalandığı iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun'un 116/4, 31/3 ve mala zarar verme suçundan aynı Kanun'un 151/1, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Ankara 2. Çocuk Mahkemesinin, 15.10.2008 tarihli ve 2008/424 Esas, 2008/663 Karar sayılı kararıyla dosyanın Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2008/1007 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 3. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2009 tarihli ve 2008/1007 Esas, 2009/186 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 35, 143, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 7 ay 21 gün hapis cezası, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/1-4, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ve mala zarar verme suçundan 151, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tüm suçlar yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 07.05.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 4. Dosyada fiziki olarak yer almayan ve UYAP'tan tespit edilen duruma ilişkin, suça sürüklenen çocuğun Sincan Çocuk Mahkemesinin, 21.01.2013 tarihli ve 2010/183 Esas, 2010/257 Karar sayılı kararındaki 26.03.2010 tarihinde işlenen kamu malına zarar verme suçu nedeniyle ihbarda bulunulması üzerine Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.02.2013 tarihli ve 2008/1007 Esas, 2009/186 Karar sayılı ek kararıyla yeniden yargılama yapılıp yine 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından itiraz edilmesi üzerine Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2013 tarihli ve 2013/127 Değişik İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği, ancak bu aşamada Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2013 tarihli yazısında " Mahkememizin 17/03/2009 gün ve 2008/1007 Esas-2009/186 Karar sayılı ilamı ile hükümlü ... hakkında bina içinden hırsızlığa teşebbüs mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sincan Çocuk Mahkemesinin 21/01/2013 ihbar müzekkeresi ile tekrar suçu işlediğinden ele alınmış ve Mahkememizin 20/02/2013 gün ve 2008/1007 Esas-2009/186 Ek Karar sayılı ilamı ile aynı suçlardan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş itiraz üzerine Ankara 3 Ağır Ceza Mahkemesinin 06/03/2013 gün ve 2013/127 D.iş sayılı kararı ile reddine karar verilmiş ve 06/03/2013 tarihinde iş bu karar kesinleşmiştir. Hükümlü hakkında 07/05/2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kesinleşmiş olduğundan, mahkememizin 20/02/2013 günlü kararı için daha önceden aynı karar verilmiş ve yeniden gönderilmesine yer olmadğından işlem yapılmamıştır." şeklindeki tespitle mükerrer olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının işleme konulmadığından bahsedilmiş ve bu karar suça sürüklenen çocuğun adlî sicil kaydında yer almamış, bu kararın fiziki olarak dosya içerisine konulmadığı belirlenmiştir. 5. Sonrasında suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde 24.12.2010 tarihinde kamu malına zarar verme suçunu işlemiş olması nedeniyle 20.02.3013 tarihli yukarıdaki paragrafta belirtilen işleme koymadığı karardan hiç bahsetmeden Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/779 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararıyla önceki hüküm açıklanmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 35, 143, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 7 ay 21 gün hapis cezası, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/1-4, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ve mala zarar verme suçundan 151, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 6. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/779 Esas, 2015/209 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 17. Ceza Dairesince dosya içerisine konulmayan karar görülmediği için 27.05.2019 tarihli ve 2019/273 Esas, 2019/8265 Karar sayılı kararıyla soruşturma ve kovuşturma evraklarının olmaması, sosyal inceleme raporunun alınmaması ve alınmama gerekçesinin belirtilmemesi ve kararın gerekçeli olmadığından bozulmasına karar verilmiştir. 7. Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2019/707 Esas, 2022/928 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 35, 143, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 7 ay 21 gün hapis cezası, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 116/1-4, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ve mala zarar verme suçundan 151, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 2 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her üç suç için 53/1. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir. III. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça sürüklenen çocuğun temyizi Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteği, kararı temyiz ettiğine ilişkindir. B. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyizi Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği, suça sürüklenen çocuğun beraat etmesi gerektiği ve şikayetçinin ölmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesine ilişkindir. IV. OLAY VE OLGULAR 1. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde gece vakti şikâyetçinin tek katlı olan evinin duvarını delerek eve girip, suça konu kazan, güğüm gibi eşyaları alıp, evden dışarıya çıkarken komşularca görülüp, polise haber verilmesi neticesinde suça konu mallarla yakalandığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiş, diğer sanığın beyanı ile şikâyetçinin soruşturma ve kovuşturma aşamasında beyanların alındığı tespit edilmiştir. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan 19.08.2008 tarihli olay yeri görgü tespit, yakalama ve üst arama tutanağı da dava dosyasında mevcuttur. V. GEREKÇE 1. Yargıtay 17. Ceza Dairesinin, 27.05.2019 tarihli ve 2019/273 Esas, 2019/8265 Karar sayılı bozma kararı sonrasında Yerel Mahkemece bozmaya uyularak yeniden karar verildiği, olağan kanun yolunun devam ettiği, usûl çakışmasının olmaması ve Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 27.05.2019 tarihli kararının hukuki değerden yoksun olmadığı sonucuna varılması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. 2. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçu kabul etmesi, suça konu mallarla evden çıkarken yakalanması, yakalanış şekli itibarıyla suçu işlediğinin sabit olması ve şikâyetçinin ölmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilemeyeceğinden hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesinde denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.05.2009 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 24.12.2010 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenmiştir. 4. Mala zarar verme suçu için; suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 151 ve 31/3. maddeleri uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1 maddesinin (e) bendi, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereği 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinin 19.08.2008 olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. 5. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 119/1-c maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı Kanun'un 116/4 ve 119/1-c maddeleri uyarınca zamanaşımı süresinin dolmadığı belirlenmiş ve 119/1-c maddesinin uygulanması sonucu verilecek cezanın kısa süreli olmayacak olmasından dolayı aynı Kanun'un 50 maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımların Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarihli ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden suça sürüklenen çocuk hakkında uygulanamayacak olduğu tespit edilmiştir. 6. Hırsızlık suçu için, 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin, 35. maddesinden sonra uygulanması suretiyle aynı kanunun 61. maddesine aykırı davranılmıştır. 7. Hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 35, 143, 31/3. maddeleri uyarınca belirlenen 9 ay 10 gün hapis cezasından aynı Kanun'un 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken cezanın 7 ay 23 gün yerine 7 ay 21 gün hapis cezası olarak belirlenerek, eksik ceza verildiği belirlenmiştir. 8. Hırsızlık suçu için, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan,“Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki hüküm uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmemiştir. 9. Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçları için, suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi uyarınca 53/1. maddesinin uygulanamayacak olmasına rağmen anılan maddenin uygulandığı belirlenmiştir. 10. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. VI. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/2 maddesi gereği Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, 01.03.2023 tarihli ve 2023/1104 Esas, 2023/925 Karar sayılı karar verilmesine yer olmadığı ilâmının KALDIRILMASINA, A. Konut dokunulmazlığının ihlâli suçu için Gerekçe bölümünde (10) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2019/707 Esas, 2022/928 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin uygulanmasına" ilişkin bölümün çıkartılmak suretiyle, diğer yönleri usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, B. Mala zarar verme suçu için Gerekçe bölümünde (5) numaralı bentte açıklanan nedenle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2019/707 Esas, 2022/928 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak DÜŞMESİNE, C. Hırsızlık suçu için Gerekçe bölümünde (7), (8), (9) ve (10) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2019/707 Esas, 2022/928 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5271 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın gözetilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla