KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/22279 E., 2025/1848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/316 E., 2020/925 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- O yer Cumhuriyet savcısı, sanık
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarîyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna ilişkin olduğu, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesindeki değişiklik ve anılan Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddesindeki düzenleme karşısında; bu ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı ve ilamın tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceği hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş,yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak,
1.Bozma öncesi verilen 10.12.2015 tarihli kararda, sanığın Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2011/517 Esas, 2012/745 Karar sayılı kararı ile birden fazla cezayı içeren ilamla mükerrer kabul edildiği;bu kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine bozma sonrası kurulan hükümde,sanık hakkında Üsküdar 2.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/475 Esas, 2010/660 Karar sayılı kararında yer alan 1 yıl hapis cezası uyarınca mükerrir sayılmasına karar verilerek 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
2.Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının belirtilmesi karşısında,
denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin 7. fıkrası gereğince hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde cezanın infazından sonra sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,Bozmayı gerektirmiş,O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden
dolayı 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılmasına ve yerine ''... sanığın Üsküdar 2.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2010/475 Esas, 2010/660 Karar sayılı kararından dolayı mükerrir sayılmasına, ancak aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı korunarak,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/22279, K. 2025/1848, 6 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama