Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/22365 E. , 2024/21423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2548 E., 2023/2375 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖ
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/22365 E. , 2024/21423 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2548 E., 2023/2375 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin suçun sübut bulmadığına, katılan vekilinin temyiz isteminin ise suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın az olduğu ile erteleme hükümlerinin hatalı şekilde uygulandığına yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2019 tarihli ve 2017/96 Esas, 2019/554 Karar sayılı dosyasında verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.06.2021 tarihli ve 2020/451 Esas, 2021/2542 Karar sayılı kararı ile; "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2 maddesi kapsamında değerlendirme yapılırken, sadece doktor raporlarının esas alınamayacağı ve SSÇ hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporunda davaya konu eylemin hukuki sonucunu anlama ve anlamlandırma yetisine sahip olduğunun belirtildiği hususu da dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği" nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e-f maddesinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin davanın yeniden görülmesine karar verilerek yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı vermesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı gözetilerek; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 25.06.2021 tarihli ve 2020/451 Esas, 2021/2542 Karar sayılı kararı(suça sürüklenen çocuk bakımından) ile bozma kararı üzerine verilen Niksar Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2022 tarihli ve 2021/608 Esas, 2022/116 Karar sayılı kararının(suça sürüklenen çocuk bakımından) hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hükmün bozulmasına karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2 maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.