KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/23118 E., 2026/252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2026
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/25 E., 2023/75 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. "Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin, "üzerine atılı suçu işlemediğine, şahsına ait kredi kartını bulamayıp, hesabından para çekmek üzere bankaya gittiğinde hesabına bloke konulduğunu öğrendiğine, suçtan haberi olmadığına, hesap dökümleri incelenirse böyle bir şeye ihtiyacı olmadığının görüleceğine, tekrar yargılanmak istediğine";
sanık müdafiinin temyiz isteminin "müvekkilinin ceza almasını gerektirecek, her türlü şüpheden uzak somut bir delil bulunmadığı halde sadece soyut değerlendirmeler yapılarak müvekkili hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince bir suçun sanık tarafından işlendiğinin kesin olarak aydınlatılması gerektiğine, aydınlatılamadığı durumlarda ise şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, mahkumiyete esas alınan delillerin sanığın suçu işlediğini göstermediği gibi,
sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delilin de gerekçeli kararda gösterilmediğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Katılanın hesabından olay günü saat 03.54, 03. 55... .56’da olmak üzere 3 seferde, her defasında 888,00 TL olmak üzere toplam 2.664,00 TL paranın, sanığın .... Bankası, ... Şubesinde bulunan hesabına gönderilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/23118, K. 2026/252, 13 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama