KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/23392 E., 2024/8522 K.
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hırsızlık
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86685 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 22/10/2019 tarihli ve 2019/11824 esas, 2019/12935 karar sayılı ilâmında yer alan, "...CMK’nin 263. maddesinde ise "...tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir." hükmünün yer alması... ceza infaz kurumunda bulunmakla birlikte hüküm duruşmasına katılan sanık ...’ın yukarıdaki maddeler çerçevesinde CMK’nin 263. maddesinde gösterilen usul ile de temyiz başvurusunda bulunabileceğinin hatırlatılmaması karşısında,
sanığın 15.03.2018 tarihli istinaf isteminin süresinde olduğunun kabulünün gerektiği, bu nedenle sanık hakkında verilen hükümlerin usulüne uygun olarak kesinleştirilmediği ve kesinleşmeyen bu kararlara karşı CMK’nin 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine ..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
ceza infaz kurumunda bulunan sanığın yüzüne karşı veya yokluğunda verilen kararlarda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle karara karşı kanun yollarına başvurabileceği hususunun gösterilmesi gerektiği,
Dosya kapsamına göre, ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü bulunduğu halde duruşmaya SEGBİS marifetiyle katılan sanığın yüzüne karşı verilen kararda 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesi uyarınca ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle de kararı temyiz edebileceği hususunun gösterilmediği cihetle, anılan kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanığın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek, dosyanın temyiz incelemesi yapılabilmesi için Yargıtay'a gönderilmesi ve talebin bu yönden kabulü gerekirken, yazılı şekilde süre yönünden reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Mahkemece 05.07.2017 tarihli kararın sanığın yüzüne karşı tefhim edildiği, kararın temyiz edilmediğinden bahisle 13.07.2017 tarihinde kesinleştirme işlemi yapılmış ise de, sanığın karara yönelik 13.07.2017 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği, temyizin 7 günlük süresinde yapılması gerektiği ve sanığın bu 7 günlük süreyi geçirdiğinden bahisle sanığın talebi 18.07.2017 tarihli ek kararla reddedilmiş ise de; karar duruşmasında ...
E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan sanık ...'a 05.07.2017 tarihinde tefhim edilen hükmün yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı istinaf ve karara itiraz edebileceğinin belirtilmemesi" nedeniyle mahkûmiyet hükmünün usûlüne uygun tefhim edilmediği anlaşılmakla, sanık tarafından verilen 13.07.2017 tarihli dilekçenin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabulü ile dosyanın temyiz incelemesinin yapılmak üzere Yargıtaya gönderilmesinin gerektiği gözetilmeden,
sanığın temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/23392, K. 2024/8522, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama