KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/23415 E., 2024/5705 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/80459 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, mercii tarafından sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının var olup olmadığına ilişkin olarak ceza miktarı, adlî sicil kaydı ve somut zarar bulunmamasına yönelik sınırlı bir inceleme yapılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/02/2022 tarihli ve 2019/7-90 esas, 2022/98 sayılı kararı ile itiraz merciinin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şeklî denetim dışında esas bakımından da (suçun sübutu,
nitelendirilmesi vb. konularda) değerlendirme yapması ve açıklanmayan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkları denetlemesi gerektiği yönündeki kararı nazara alındığında, itiraz mercii Tarbzon 3. Ağır Ceza Mahkemesince işin esası hakkında da inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 534-15 sayılı kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı yapılan itirazlarda, itiraz merciinin sadece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesindeki suça ve sanığa ilişkin objektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği hususuyla sınırlı bir inceleme yapmayacağı, merciin, sadece şeklî değil, hem maddî olay hem de hukukî yönden inceleme yapıp, bu inceleme kapsamında sübuta ilişkin değerlendirme de yapabileceği belirtilmiştir.
Ceza Genel Kurulu tarafından verilen 20.06.2019 tarihli ve 1413-489 sayılı kararda da "İtiraz merciince, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 6. fıkrasında yer alan suça ve sanığa ilişkin objektif uygulama koşullarının var olup olmadığı ile sınırlı olarak yapılması durumunda hak arama özgürlüğü ile AİHS'nin 13. maddesindeki etkili başvuru hakkının ihlal edilebileceği ve ayrıca ceza muhakemesi hukukunun maddî gerçeğe ulaşma amacıyla da bağdaşmayan sonuçlara neden olabileceği göz önüne alındığında itiraz mercisinin 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri
bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığına dair yapılacak şeklî denetim dışında esas bakımından da (suçun sübutu, nitelendirilmesi vb. konularda) değerlendirme yapması ve açıklanmayan hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıkları denetlemesi, bu bağlamda Özel Dairece, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği" kabul edilmiştir.” kararları uyarınca; itirazın esas yönünden de değerlendirme yapılmak suretiyle karara bağlanması gerekirken yalnızca şeklî yönden inceleme yapılması sonucu yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/23415, K. 2024/5705, 15 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama