KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/2424 E., 2025/18199 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2515 E., 2019/1215 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulması
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin, eksik incelemeyle karar verildiğine, sadece katılanların beyanlarının dikkate alındığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gözetilmediğine, katılan ...'in maddi zararı bulunmadığından suçun teşebbüs aşamasında kaldığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinde, kendisini banka görevlisi olarak tanıtan şahsın katılan ...'yi telefonla arayarak, daha önce bankadan çektiği kredi masraflarının geri ödeneceğini, bunun için telefonuna gönderilen mesajlardaki şifreleri kendisine söylemesi gerektiğini belirterek önce katılan ...'nin daha sonra da aynı yöntemle diğer katılan ...'in banka hesaplarına ulaşılıp, katılanların bilgisi dışında ve iradeleri olmadan, habersiz olarak hesaplarından para aktarılması eylemlerinin,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-e. maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğu yönündeki Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğname'deki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş; kendisini banka görevlisi olarak tanıtan şahsın katılanların ayrı ayrı hesaplarına girerek katılan ...'nin ...........
Bankasındaki hesabından suç tarihinde saat 16.11'de cebe havale yöntemiyle 1.000,00 TL para gönderdiği, daha sonra aynı gün saat 16.27'de katılan ...'in ...
Bankasındaki hesabından ise sanık ...'in banka hesabına 2.200,00 TL para gönderdiğinin anlaşıldığı olayda, farklı kişilere ait banka hesaplarından para aktarıldığının bilindiği nazara alınarak sanık hakkında katılanlara karşı ayrı ayrı hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükümlerinin kurulması gerektiği gözetilmeden, olayda uygulanma koşulları bulunmayan zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/2424, K. 2025/18199, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama