Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/24635 E. , 2024/5676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90816 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2020 tarihli kararı ile kesin nitelikteki mala zarar
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/24635 E. , 2024/5676 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2023 tarihli ve KYB-2023/90816 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/11/2020 tarihli kararı ile kesin nitelikteki mala zarar verme suçu ile birlikte nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 12/12/2022 tarihli ve 2022/11344 esas, 2022/20762 karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01/03/2011 tarihi itibariyle duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 07/10/2012 tarihi itibariye yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede; Somut olayda, kayden 25/05/1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 13/10/2010 tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 141/1. maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 66/2, 67/4. maddelerinde öngörülen 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin, suçun işlendiği tarih olan 13/10/2010 tarihinden karar tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı sebebiyle düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE-KARAR Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 22.02.2011 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, suça sürüklenen çocuğun kararların kesinleştiği 01.03.2011 tarihinden sonra denetim süresi içerisinde suç işlemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.03.2015 tarihli ve 2015/58 Esas, 2015/201 Karar sayılı kararı ile, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası, aynı Kanun'un 151/1, 31/3, 62/1 ve 52. maddeleri uyarınca 1.320,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, her iki suçtan verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyiz edildiği, mala zarar verme suçu bakımından verilen kararın kesin nitelikte bir karar olmasına rağmen, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/8540 Esas, 2019/1951 Karar sayılı ilâmı ile, hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçu bakımından da (5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesine aykırılıktan) bozma kararı verildiği, mala zarar verme suçu bakımından mahkûmiyet tarihi olan 17.03.2015 tarihi itibariyle zamanaşımı durumunun söz konusu olmadığı, ve anılan suçtan verilen kararın kesin nitelikte olup bozma konusu yapılamayacak olması sebebiyle, Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/8540 Esas, 2019/1951 Karar sayılı kararına karşı itiraz yasa yoluna başvurulmasının mümkün olduğu ve belirtildiği şekilde, bozma üzerine verilen 10.11.2020 tarihli mahkûmiyet hükmünün hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gibi zamanaşımı hesabında da dikkate alınamayacağı anlaşılmakla; Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.11.2020 tarihli ve 2019/523 Esas, 2020/507 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.