KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/24650 E., 2024/6370 K.
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2023 tarihli ve KYB-2023/92383 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Dosya kapsamına göre, Mahkemesince sanığın üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Kanun'un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu ve sanığın mükerrer olduğu, aynı Kanun'un 151/1. maddesinde yer alan "Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine,
dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme uyarınca hapis ve adli para cezalarının seçimlik olarak düzenlenmesi sebebiyle hüküm kurulurken seçimlik cezalardan biri seçilerek hüküm kurulması gerektiği gibi, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesinde yer alan, "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında da, sanığın mükerrir olması sebebiyle seçimlik cezalardan hapis cezası seçilerek hüküm kurulması gerektiği halde,
sanığın hem hapis hem de adli para cezaları ile cezalandırılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4 maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2. Dosya kapsamına göre, Mahkemesince hükümlünün üzerine atılı eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu ve hükümlünün mükerrir olduğu, aynı Kanun'un 151/1. maddesinde yer alan "Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine,
dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır." şeklindeki düzenleme uyarınca hapis ve adlî para cezalarının seçimlik olarak düzenlenmesi sebebiyle hüküm kurulurken seçimlik cezalardan biri seçilerek hüküm kurulması gerektiği gibi, 5237 sayılı Kanun'un 58/3. maddesinde yer alan, "Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında da, hükümlünün mükerrir olması sebebiyle seçimlik cezalardan hapis cezası seçilerek hüküm kurulması gerektiği hâlde,
hem hapis hem de adlî para cezası ile cezalandırılması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İzmir 20. Asliye Ceza Mahkemesinin,18.10.2022 tarihli ve 2021/342 Esas, 2022/703 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/24650, K. 2024/6370, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama