İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/24710 Karar: 2024/8269 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/24710 K.2024/8269

2. Ceza Dairesi 2023/24710 E. , 2024/8269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60352 sayıl

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/24710 E. , 2024/8269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60352 sayıl

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/24710 E. , 2024/8269 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60352 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "İddianame içeriğinden anlaşılan sanıkların...plakalı araca yönelik gerçekleştirdikleri hırsızlığa teşebbüs eylemleri ilgili olarak dava zamanaşımı süresi içerisinde her zaman dava açılabileceği değerlendirilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre; 1-Sanıkların müştekiye ait aracın kilitli bagaj kapısını çakı marifetiyle açarak, düz kontak yapmak suretiyle bulunduğu yerden hırsızlayıp, bu sırada aracın kapı ve kontak kısmına zarar vermeleri şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda sanıkların hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan da mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de hırsızlık suçunun konusunu oluşturan mala zarar verme eyleminin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanıkların hırsızlık kastının suça konu aracın mülkiyetine yönelik olduğu cihetle, söz konusu araca zarar verilmesine yönelik eyleminden dolayı sanıkların ayrıca cezalandırılamayacağı gözetilmeden, mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında sanıkların beraatleri yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesinde, 2-Yargılama aşamasında sanıkların savunmalarının Mahkemesince 02/12/2008 tarihli oturumda alındığı, kısa kararın da sanıkların yokluğunda verildiği, dosya arasında bulunan ceza infaz kurumu bilgileri dahilinde karar tarihi itibariyle .... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulundukları cihetle, sanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik taleplerinin bulunmadığı gözetilerek, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunmaları alınmaksızın, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkumiyetlerine karar verilmesinde, Kabule göre de; 3-Sanıkların müştekiye ait aracın kilitli bagaj kapısını çakı marifetiyle açarak, düz kontak yapmak suretiyle bulunduğu yerden çalmaları şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde düzenlenen herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi gereğince adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesinde, 4-Mahkemece cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrerlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen sanıklar haklarında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108/4. maddesinde yer alan "İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.’’ şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, 1 yıllık denetim süresinin de belirlenmiş olmasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309/4. maddesinin (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2.Hükümlülerin şikayetçiye ait aracın kilitli bagaj kapısını çakı marifetiyle açarak, düz kontak yapmak suretiyle bulunduğu yerden götürüp, bu sırada aracın kapı ve kontak kısmına zarar vermeleri şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olaya ilişkin yapılan yargılama sonucunda hükümlülerin hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan da mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2014 tarihli ve 2013/2-686 Esas, 2014/19 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında; ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, eylemin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı anlaşılmıştır. 3.5271 sayılı Kanun’un 223/2. maddesinin (a) bendi uyarınca hükümlülerin mala zarar verme suçundan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükümleri kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. 4. Hüküm tarihinde ... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü oldukları anlaşılan hükümlülere duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün verildiği 13.11.2009 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüklerine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma haklarının kısıtlanması, 5. Hükümlülerin şikâyetçiye ait aracın kilitli bagaj kapısını çakı marifetiyle açarak, düz kontak yapmak suretiyle bulunduğu yerden çalmaları şeklinde gerçekleştirdikleri eylemlerinin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b maddesinde düzenlenen herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanun'un 142/1-e maddesi gereğince adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi, 6. Mahkemece cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen hükümlüler haklarında, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/4. maddesinde yer alan "İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.’’ şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 58/7. maddesi gereğince cezaların infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, 1 yıllık denetim süresinin de belirlenmiş olması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (1) numaralı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2009 tarihli ve 2008/179 Esas, 2009/402 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4 maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlülerin cezalarının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlüler hakkında mala zarar verme suçundan kamu davası açılmış ise de; 5271 sayılı Kanun’un 223/2. maddesinin (a) bendi gereği BERAATLERİNE, 2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının (2), (3) ve (4) numaralı kanun yararına bozma isteminin hırsızlık suçu yönünden KABULÜNE, Bulancak Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2009 tarihli ve 2008/179 Esas, 2009/402 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla