İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/25197 Karar: 2025/2199 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/25197 K.2025/2199

2. Ceza Dairesi 2023/25197 E. , 2025/2199 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/222 E., 2022/309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı sanığı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/25197 E. , 2025/2199 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/222 E., 2022/309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı sanığı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/25197 E. , 2025/2199 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/222 E., 2022/309 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık ... müdafiinin yüzüne karşı sanığın yokluğunda verilen kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmediği ve Ceza Genel Kurulunun, 24.02.2022 tarihli ve 2022/119 Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11/1. madde son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun’un 35/2-3. maddeleri gereğince kararın sanığın kendisine de tebliğinin gerektiği hususları dikkate alındığında, yokluğunda verilip 13.04.2023 tarihinde tebliğ edilen kararı 20.04.2023 tarihli dilekçe ile temyiz eden sanık ...'in temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I) Sanıklar hakkında şikâyetçilere yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıkların, olay günü şikâyetçilere ait iş yerlerine kapı ve pencereleri zorlamak suretiyle zarar verdiklerinin iddia edildiği somut olaylar bakımından; sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı Kanun'un 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımının, sanıkların sorgularının yapıldığı 14.05.2015 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, II) Sanık ... hakkında şikâyetçilere yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli; sanık ... hakkında şikâyetçilere yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan daha önce kurulan 04.09.2015 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edildiği ve kazanılmış hak teşkil eden bahsi geçen kararda sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uygulanmadığının anlaşılması karşısında; sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede; İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun gerekçeli karar başlığında konut dokunulmazlığının ihlâli olarak yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin kısmen Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, III) Sanık ... hakkında şikâyetçilere yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi hâlinde, zararın faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaksızın, tazmin edilmesi gereken herhangi bir zarar kalmadığından, tazmine karşı çıkmayan faillerin tümü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği ve somut olayda sanık ...'ın ailesi tarafından kovuşturma aşamasında şikâyetçilerin zararlarının tamamen giderildiğinin anlaşılması karşısında; zararın tazminine karşı çıkmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamede'ki bozma düşüncesine iştirâk edilmemiş; dosya içeriğine göre sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Adli sicil kaydına göre, Ereğli(Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/46 Esas, 2014/347 Karar sayılı ilâmı nedeniyle tekerrüre esas teşkil eden mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesi uyarınca, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri, bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; "sanık hakkında Ereğli(Konya) 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2014 tarihli ve 2014/46 Esas, 2014/347 Karar sayılı ilâmında yer alan kasten yaralama suçundan verilmiş 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, IV) Sanık ... hakkında şikâyetçilere yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, zararın faillerden hangisi tarafından giderildiğine bakılmaksızın, tazmin edilmesi gereken herhangi bir zarar kalmadığından, tazmine karşı çıkmayan faillerin tümü hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği ve somut olayda sanık ...'ın ailesi tarafından kovuşturma aşamasında şikâyetçilerin zararlarının tamamen giderildiğinin anlaşılması karşısında; zararın tazminine karşı çıkmayan sanık hakkında hırsızlık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamede'ki bozma düşüncesine iştirâk edilmemiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği, temyize konu yargılama bakımından sanığa sonradan zorunlu müdafii atandığı, ancak; müdafiinin huzurunda iddianame ve ekleri okunarak ve tüm yasal hakları yeniden hatırlatılarak esas hakkında savunmasının alınması gerektiği ve sanık müdafiinin karar duruşmasında hazır bulunması gerektiği gözetilmeden, sanığın müdafii huzurunda savunması alınmadan ve müdafiinin yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm kurularak aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle hırsızlık ve bu suç ile birlikte işlenmiş olan iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları bakımından sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2011 tarihli ve 2011/242 Esas 2011/294 Karar sayılı ilâmı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 5 yıl hapis cezasının yanısıra 4.000,00 TL adlî para cezasına da hükmedildiği hâlde; sanık hakkında hüküm kurulurken yalnızca hapis cezasının tekerrüre esas alınması, 3. İş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun gerekçeli karar başlığında konut dokunulmazlığının ihlâli olarak yazılması, Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulacak hükümde tekerrür hükümleri bakımından 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla