Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/25259 E. , 2024/7307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105269 sayılı ka
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/25259 E. , 2024/7307 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2023 tarihli ve KYB-2023/105269 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya aslının arşivde bulunamadığı İzmir (kapatılan) 9. Çocuk Mahkemesinin 01/06/2023 tarihli yazısından anlaşılmakla dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19/04/2018 tarihli ve 2018/2207 esas, 2018/6087 karar sayılı ilamında yer alan "06.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak 5560 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesine eklenen 4. fıkra gereğince “Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlali veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 'uzlaşma' başlıklı 253/3. maddesinin suç tarihi itibariyle, "Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında, 30/10/2008 olan suç tarihi itibarıyla, hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla işlenen mala zarar verme suçunun şikayete tabi olmadığı gibi 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olmadığı anlaşılmakla, itirazın bu nedenle reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden KABULÜ ile...BOZULMASINA.." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde hüküm mevcut olduğu, ancak bu hükmün suç tarihi olan 10/07/2008 tarihinden sonra 26/06/2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bahisle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, 10/07/2008 suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz" şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Kanun’un 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olması nedeniyle, uzlaştırma kapsamında olmayan nitelikli hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçları ile birlikte işlenmesi sebebiyle de uzlaştırma hükümlerine tabi olamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/3. maddesinin 2. cümlesindeki “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde hüküm mevcut olduğu, ancak bu hükmün suç tarihi olan 10.07.2008 tarihinden sonra 26.06.2009 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bahisle İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mala zarar verme suçu yönünden itirazın kabulüne karar verildiği, 10.07.2008 olan suç tarihi itibarıyla, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasında “Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. " şeklinde düzenlemenin bulunduğu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun aynı Kanun’un 168. maddesine göre “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar” kapsamında olduğundan uzlaşma hükümlerine tâbi olamayacağı gibi, 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin 3. fıkrasındaki “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı ancak, “Uzlaşma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki hükmün yürürlükte olduğu, mala zarar verme suçunun hırsızlık suçu ile birlikte işlendiği ancak hırsızlık suçundan verilen cezanın Yargıtay 13. Ceza Dairesinin, 08.04.2013 tarihli ve 2011/36863 Esas, 2013/9888 Karar sayılı kararıyla zamanaşımının dolması nedeniyle düşmesine karar verilmekle mala zarar verme suçu ile birlikte işlenen bir hırsızlık suçundan verilen bir mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle mala zarar verme suçunun uzlaşmaya tabi olacağı anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.