Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/27920 E. , 2023/10021 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2017/1793 E., 2017/1876 K. SUÇLAR :Hırsızlık HÜKÜM :Temyiz isteminin reddi İTİRAZNAME :Temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak düzeltilerek onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: S
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/27920 E. , 2023/10021 K. "İçtihat Metni" İ T İ R A Z İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI :2017/1793 E., 2017/1876 K. SUÇLAR :Hırsızlık HÜKÜM :Temyiz isteminin reddi İTİRAZNAME :Temyiz isteminin reddine dair ek karar kaldırılarak düzeltilerek onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2017 tarihli ve 2015/598 Esas, 2017/57 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun'nun 142/1-a maddesi uyarınca 4 yıl, 141/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.03.2017 tarihli ve 2017/419 Esas, 2017/410 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 43/1, 143 maddeleri kapsamında kaldığı gözetilmeden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 289/1-(g) maddesine muhalefet edilmesi, kabule göre de, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmemesi, 5237 sayılı Kanun'un 141/1. maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında sanık hakkında uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği, eylemlerin gerçekleşme saatlerine göre aynı Kanun'un 143. maddesinin uygulanmaması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.06.2017 tarihli ve 2017/183 Esas, 2017/381 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 43/1. maddeleri uyarınca 9 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aleyhe bozma yasağı bulunduğundan sanığın bir önceki hükümdeki cezaların toplamı olan 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/1793, 2017/1876 Karar sayılı kararı ile, sanığın 9 yıl 4 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, hüküm fıkrasına 5237 sayılı Kanun'un 58/6-7. maddesi gereğince cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ibaresinin eklenilmesi suretiyle, hükmün düzeltilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, sanığın yokluğunda verilen gerekçeli istinaf ilamının sanığın ailesi ile birlikte ikamet ettiği konutta "birlikte sakin babası ... ... imzasına" 24.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın kararı 13.03.2018 tarihinde bulunduğu cezaevinden temyiz ettiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.09.2018 tarihli ve 2017/1793 Esas, 2017/1876 Karar sayılı kararı ile, sanığa, kararın, ifadesinde beyan ettiği "... Mah.Mavikent Sitesi Küme Evleri N:7 Geyikli/Ezine/Çanakkale" adresine tebliğ edildiği, bila tebliğ iade edildiğinden bu kez 7201 sayılı yasanın 21/2. maddesi gereğince MERNİS ibareli olarak aynı adrese tebliğe çıkarıldığı ve karar birlikte oturan babası ... ...'ya usulüne uygun olarak 24.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak yasal süresi içerisinde temyiz başvurusu olmadığından kararın 09.02.2018 tarihinde kesinleştirilerek dosyanın Mahkemesine iade edildiği, sanığın yasa yolu başvurusunun 13.03.2018 tarihinde, yasal süre tamamlandıktan sonra yapılmış olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 296/1. maddesi gereğince reddine karar verildiği, sanığın bu kararı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25.03.2019 tarihli tebliğnamesinde temyiz isteminin reddine dair 26.09.2018 tarihli ek kararı kaldırılarak, usul ve yasaya uygun olan bölge adliye mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünün bildirildiği, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2019/1567 Esas, 2019/7179 Karar sayılı kararı ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 06.12.2017 tarihli kararının sanığın MERNİS adresine 24.01.2018 tarihinde tebliğ edildiği halde sanığın 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde öngörülen onbeş günlük süre geçtikten sonra, hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin temyiz istemin reddine ilişkin kararı yasaya uygun bulunduğundan, bu karara karşı yapılan temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/2. maddesi uyarınca reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 26.09.2018 günlü temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararın tebliğnameye uygun olarak onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2023 tarihli "Sanığın 13.03.2018 tarihli dilekçesinin süresi içerisinde verilmiş eski hale getirme ve temyiz başvurusu olarak kabul edilmesi gerekeceği, sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli, 2017/1793 Esas, 2017/1876 Karar sayılı gerekçeli kararının tebliğ işlemi yapılırken sanığın konutta bulunmama sebebinin ve geçici olarak başka bir yere gittiğinin tebligat evrakında yazılı bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanununun 20. maddesine aykırı tebligat yapıldığı, ayrıca tebligatın yapıldığı tarih itibariyle sanık ile tebligat evrakını teslim ... babası arasında Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/179 Esas sayılı dosyası ile yargılaması devam eden, babasının mağdur olduğu, sanık hakkındaki "iş yerinde geceleyin yağmaya teşebbüs " suçundan derdest dava bulunması nedeniyle hasım konumundaki kişiye yapılan tebligatın da Tebligat Kanununun 39. maddesine aykırı olduğu, bu nedenle sanığın 13.03.2018 tarihli başvurusu yönünden, öğrenmeyle hükmün süresinde temyiz edildiğinin kabulüyle temyiz isteminin reddine dair 26.09.2018 tarihli ek karar kaldırılarak hükmün esastan incelenmesinin gerektiği" gerekçesi ile yapılan karar düzeltme talebi üzerine 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosya Dairemize gönderilmekle yapılan incelemede; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/1793 Esas, 2017/1876 Karar sayılı gerekçeli kararının tebliğ işlemi yapılırken sanığın konutta bulunmama sebebinin ve geçici olarak başka bir yere gittiğinin tebligat evrakında yazılı bulunmaması nedeniyle Tebligat Kanununun 20. maddesine aykırı tebligat yapıldığı gibi tebligatın yapıldığı tarih itibarıyla sanık ile tebligat evrakını teslim ... babasına yönelik 12.05.2016 tarihli suç nedeniyle Çanakkale 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/179 Esas sayılı dosyası ile yargılaması devam eden "iş yerinde geceleyin yağmaya teşebbüs ve annesine karşı üst soya karşı basit kasten yaralamaya teşebbüs" suçlarından 23.11.2016 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve bu davanın derdest bulunması nedeniyle hasım konumundaki kişiye yapılan tebligatın da Tebligat Kanununun 39. maddesine aykırı olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 30.04.2019 tarihli ve 2019/1567 Esas, 2019/7179 Karar sayılı, "İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.09.2018 günlü temyiz talebinin reddine ilişkin ek kararının onanmasına" ilişkin kararının ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.09.2018 tarihli, 2017/1793 Esas, 2017/1876 Karar sayılı "Sanığın temyiz talebinin reddine" dair ek kararının KALDIRILMASINA, karar verilerek yapılan incelemede 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanunun 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanunun 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyizinin suçu işlemediği, daha önceki cezalarına bakılarak bu hükmün verildiği, katılanın mağduriyetinin giderildiği, lehine hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen aynı Kanun'un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 06.12.2017 tarihli ve 2017/1793 Esas, 2017/1876 Karar sayılı kararının diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak, takdiren, gereği için Çanakkale 5. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.