KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/28256 E., 2025/9522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/169 E., 2023/445 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 19.01.2023 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve sadece sanık tarafından temyiz edilen 11.05.2015 tarihli kararda, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 62 maddeleri uyarınca hükmolunan sonuç cezanın 10 ay hapis cezası olduğu,
bozma ilâmı sonrasında yapılan kovuşturmada yeni hüküm kurulurken sanığın eylemine uyan maddeler uygulandıktan sonra sonuç ceza belirlenip, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek hükmolunan yeni cezanın önceki hükümde verilen 10 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği hâlde, uygulamada yapılan hatadan ötürü ikinci kez atıfet sağlanarak ve kazanılmış hak kavramına yanlış anlam verilerek,
önceki hükmün yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden bahisle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildikten sonra kazanılmış hakkın gözetildiği belirtilerek cezanın 10 ay hapis cezasına indirilmesi ve hapis cezasının aynı Kanun'un 50/3, 50/1-a maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezasına çevrilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bozma öncesi yapılan yargılamada, sanığın neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve anılan hükümde aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı, bozma sonrasında sanık hakkında tayin olunan 4 yıl 2 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gereği sonuç olarak 10 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın sonuç olarak 10 ay hapis cezası karşılığı 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafîinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
hüküm fıkrasından “CMK'nın 321 ve 326/son maddeleri gereğince sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” ve "Sanığa verilen 10 ay hapis cezasının nüfus kaydı içeriğine göre 65 yaşını doldurduğu anlaşılmakla TCK'nın 50/3 maddesinin amir hükmü gözetilerek TCK'nın 50/1-a maddesi uyarınca zorunlu olarak 150 tam gün adlî para cezasına çevrilmesine" cümlelerinin çıkarılıp,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/28256, K. 2025/9522, 21 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama