KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/28660 E., 2024/9082 K.
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2023 tarihli ve KYB-2023/108547 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Adı geçen sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının anılan Kanun'un 58/6-7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/526 esas, 2019/398 sayılı kararını kapsayan dosyalar incelendi.
1-Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/526 esas, 2019/398 sayılı kararı yönünden yapılan değerlendirmede,
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2017 tarihli ve 2017/7764 esas, 2017/7536 karar sayılı ilamında, "... sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan Mahkemenin 11/08/2017 tarihli ve aynı esas sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/09/2017 tarihli ve 2017/851 değişik iş sayılı kararının, Mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu..." şeklinde belirtildiği üzere,
sanık hakkında cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün kaldırılmasına dair Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/01/2021 tarihli ve 2019/526 esas, 2019/398 sayılı ek kararının hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, 17/06/1999 doğumlu olan sanığın adli sicil kaydında yer alan mahkumiyetlerine konu kararlarda suçu işlediği tarihlerde 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz” şeklindeki hüküm ile sanığın adli sicil kayında tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/11/2021 tarihli ve 2021/113 esas, 2021/603 sayılı kararı yönünden yapılan değerlendirmede,
Dosya kapsamına göre; mahkemesince sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına esas alınan Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/526 esas, 2019/398 sayılı kararının kanun yararına bozulması halinde ikinci kez tekerrüre esas kabul edilemeyeceği, sanığın mükerrir olduğu sabit olmakla beraber sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. Sanık hakkında Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/526 Esas sayılı dosyası bakımından kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; Sanık hakkında 26.11.2019 tarihli karar ile "kullanmak için uyuşturucu madde satın alma veya bulundurma" suçundan mahkûmiyete hükmedilip dosyadan el çektikten sonra, 08.01.2021 tarihinde mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ilişkin bölümün hükümden kaldırılmasına dair kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.01.2013 tarihli ve 2012/6-1431 Esas, 2013/18 Karar sayılı kararı ile 2012/13-1444 Esas, 2013/305 Karar sayılı kararında kabul edildiği üzere, hükümde sanığın mükerrir olduğunun belirtilmesinin yeterli olduğu, ayrıca tekerrüre esas alınan ilâmın gösterilmesine gerek olmadığı; ancak sanığın adlî sicil kaydı incelendiğinde, suç tarihinden önce kesinleşen mahkûmiyetlerinin tümünde suçu işlediği sırada sanığın on sekiz yaşını tamamlamadığı ya da on sekiz yaşını tamamladıktan sonra işlediği suçlarda da kesinleşme tarihinin incelemeye konu dosyanın suç tarihinden daha sonra olduğu anlaşılmakla.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesi hükmüne göre anılan karar nedeniyle sanığın mükerrir sayılamayacağı ve sanığın suç tarihi itibari ile de adlî sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başkaca bir mahkûmiyet kaydının bulunmadığı gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık hakkında Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/113 Esas sayılı dosyası bakımından kanun yararına bozma talebinin incelemesinde;
Sanık hakkında birinci kez mükerrirliğe esas alınan ve yukarıda inceleme konusu yapılan Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/526 Esas, 2019/398 Karar sayılı kararının tekerrüre esas teşkil ettiği; ancak yine yukarıda belirtildiği üzere, bu ilâm bakımından, suç tarihinden önce kesinleşen mahkûmiyetlerinin tümünde suçu işlediği sırada sanığın on sekiz yaşını tamamlamadığı ya da on sekiz yaşından büyükken işlediği suçlarda da kesinleşme tarihinin incelemeye konu dosyanın suç tarihinden daha sonra olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanması koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Karacabey 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2019 tarihli ve 2019/526 Esas, 2019/398 Karar sayılı ve 19.11.2021 tarihli ve 2021/113 Esas, 2021/603 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiyle.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/28660, K. 2024/9082, 3 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama