KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/28996 E., 2024/9577 K.·Kanun Yararına Bozma
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Karşılıksız yararlanma
- Yoluna başvuran
- Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
- Tebliğname görüşü
- İlgili kararın kanun yararına bozulması
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.11.2023 tarihli ve KYB-2023/112802 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
" Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 09/04/2018 tarihli ve 2018/616 esas, 2018/4761 sayılı kararında, "Kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi halinde TCK'nın 168/5. fıkrası gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekli olduğu,
bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usul işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergili ve cezasız kurum zararının, varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği,
TCK'nın 168/5 ve CMK'nın 223/8. fıkraları uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için suç tarihine göre düşme kararı verileceği ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyor ise makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği halde, eksik kovuşturma ile mahkumiyet hükmü kurulması,.." şeklinde belirtildiği üzere, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp,
talep etmesi hâlinde zararı gidermesi için kendisine süre verilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda, sanığa soruşturma aşamasında ödeme ihtarı yapılmadığının anlaşılması karşısında Mahkemesince katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararları bilirkişiye hesaplattırılıp, oluşan zararın nasıl ve nereye ödeme yapacağı hususunda bildirim yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
6352 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun vergili ve cezasız gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp,
sanığa miktar da belirtilip usûlüne uygun süre verilmek suretiyle “bilirkişinin her bir tutanak için hesaplayacağı kurumun vergili ve cezasız gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına” dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararı soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan aynı Kanun'un 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının
tamamen karşılanması hâlinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/28996, K. 2024/9577, 10 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama