İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/28713 Karar: 2026/4607 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/28713 K.2026/4607

2. Ceza Dairesi 2023/28713 E. , 2026/4607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2796 E., 2023/2422 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/28713 E. , 2026/4607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2796 E., 2023/2422 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemes

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/28713 E. , 2026/4607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2796 E., 2023/2422 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç kastı olduğuna dair somut delil bulunmadığına, eylemin ancak basit hırsızlık suçunu oluşturabileceğine, yine eylemin dolandırıcılık suçu kabul edilmeme nedeninin açıklanmadığına, suç saatinin kesin olarak tespit edilemeden geceye ilişkin uygulama yapıldığına, sanığın temyiz isteminin, suç vasfında hataya düşüldüğüne yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2018/755 Esas, 2021/229 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararı ile “Sanığın olay tarihinde katılanın internet üzerinden satışa koyduğu cep telefonuna müşteri olduğu, katılanı Manisa iline davet ettiği, kendisini ... olarak tanıttığı, katılan ve yanındaki ...'i otogarda karşılayıp yemeğe götürdüğü, sonrasında bir binanın yanında durup kendi cep telefonunu ve otomobilin anahtarını bırakarak telefonu eşine göstermek bahanesiyle gidip geri geldiği ve eşinin telefonu beğendiğini söylediği, sonrasında bir kafeteryaya gittikleri, burada sanığın sipariş vermek bahanesi ile mağdur ve ...'un yanından telefon ile birlikte ayrıldığı, böylelikle müsnet eylemi gerçekleştirdiğinin iddia olunduğu olayda, mağdurun suça konu cep telefonunu sanığa eşine göstermesi için verdikten sonra tekrar geri alıp almadığı, kafeteryada sanığın ne şekilde telefonu aldığı, bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde masa üzerinden mi aldığı ve suç saatinin tam olarak belirlenmediği anlaşıldığından, açıklanan hususların tespiti bakımından olayın tanığı olduğu anlaşılan ...'in CMK'nun 210.maddesi uyarınca dinlenilmesinin zorunlu olduğu halde bu yönde işlem tesis edilmemesi CMK'nun 289/1-e maddesinde yazılı mutlak hukuka aykırılık hali niteliğinde olduğundan” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 26.01.2022 tarihli ve 2022/315 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2023 tarihli ve 2022/115 Esas, 2023/289 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanığın, internetten satışa konu cep telefonuna müşteri gibi yaklaşıp mağduru buluşmaya çağırdığı, telefonu 'eşine göstereceği' ve 'sipariş vereceği' bahaneleriyle alarak uzaklaştığı olayda hırsızlık suçundan mahkûmiyet kurulmuştur. İstinaf mahkemesi, olayın tek tanığının CMK 210 uyarınca dinlenmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle dosya üzerinden bozma kararı vermiş, ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuştur.

Hukuki İlke: CMK 280/1 (e) ve (f) bentlerinde sınırlı sayılan haller dışında bölge adliye mahkemesinin dosya üzerinden bozma kararı vermesi ve buna dayanan ilk derece hükmü kanuni dayanaktan yoksundur. Tanık dinlenmesi zorunluluğu (CMK 210, 289/1-e) bulunsa dahi hukuka aykırılık CMK 280/1-g uyarınca istinafta duruşma açılıp taraflar çağrılarak giderilmelidir.

Uygulama Sonucu: Hükmün bozulmasına karar verilmiştir (CMK 302/2, 304/2).

Dava Strateji Notu: Tanık dinlenmesinin zorunlu olduğu gerekçesiyle bile olsa istinafın CMK 280/1 (e)-(f) dışında verdiği dosya üzerinden bozma hukuki değerden yoksundur; savunma bu usuli sakatlığı öne çıkarıp, esasta hile ile teslim alma unsuruna dayalı dolandırıcılık/güveni kötüye kullanma vasıf tartışmasını yeniden inceleme aşamasına saklamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla