İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/2876 Karar: 2025/14233 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/2876 K.2025/14233

2. Ceza Dairesi 2023/2876 E. , 2025/14233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. m

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/2876 E. , 2025/14233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. m

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/2876 E. , 2025/14233 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇ: Hırsızlık İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; Anayasamızın Kanun Önünde Eşitlik başlıklı 10/2-3 maddesinde; "Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz ve çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz" hükmüne yer verilmiş yine 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un 2/d maddesinde yer alan şiddet tanımında ise; "Şiddet: Kişinin, fiziksel, cinsel, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar görmesiyle veya acı çekmesiyle sonuçlanan veya sonuçlanması muhtemel hareketleri, buna yönelik tehdit ve baskıyı ya da özgürlüğün keyfî engellenmesini de içeren, toplumsal, kamusal veya özel alanda meydana gelen fiziksel, cinsel, psikolojik, sözlü veya ekonomik her türlü tutum ve davranışı" ifade ettiğini, aynı Kanun’un 20.maddesinin 2.fıkrasında da davaya katılma konusuyla ilgili olarak "Bakanlık, gerekli görmesi hâlinde kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi dolayısıyla açılan idarî, cezaî, hukukî her tür davaya ve çekişmesiz yargıya katılabilir" hükmü dikkate alındığında, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de, somut olayda pozitif ayrımcılığa tabi tutulan mağdura karşı sanık hakkında Salihli Cumhuriyet Başsavcılığının 23.03.2018 tarihli İddianamesi ile yağma suçundan kamu davası açıldığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından da yağma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, 6284 sayılı Kanun kapsamında şiddet mağduru olması nedeniyle Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının aynı Kanun’un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılmasında isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bu husustaki temyiz isteminin reddine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın, atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında malın değerinin azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ve araştırma yapılarak sanık aleyhine karar verildiğine; katılan kurum vekilinin temyiz isteminin, eksik inceleme ve araştırma yapılarak karar verildiğine, eyleminin yağma suçunun yasal unsurlarını oluşturduğuna, sanığın yağma suçundan herhangi bir indirim uygulanmaksızın üst sınırdan hapis cezası ile cezalandırılması gerekirken, atılı suçun vasıf ve mahiyeti sanık lehine hatalı olarak değiştirilerek neticeten sanığın hırsızlık suçundan eksik ceza ile cezalandırılmış olmasının isabetli olmadığına ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri ve katılanın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Dosya kapsamına ve katılanın beyanına göre sanığın katılana ait çantadan 80,00 TL para çaldığının anlaşılması karşısında; suç tarihindeki ekonomik koşullara ve suça konu paranın miktarının az oluşuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde uygulanmayarak fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla