Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/29131 E. , 2026/6440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2825 E., 2023/2050 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafın
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/29131 E. , 2026/6440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2825 E., 2023/2050 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret,onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek,sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ''suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine'' ; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise '' sanığın soruşturma aşamasında suça konu eşyaların bulunduğu adresi söyleyerek çalınan bir kısım eşyaların iadesini sağladığına, suç nedeniyle oluşan maddi zararı gidermek istediğini söylediğine, zararı gidermesi için süre verilerek, sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine eksik inceleme ile karar verildiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.10.2021 tarihli ve 2021/137 Esas, 2021/292 Karar sayılı dosyasında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde,Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9.Ceza Dairesinin,29.12.2022 tarihli ve 2021/3562 Esas, 2022/2809 Karar sayılı kararı ile ,''1-) Sanık ...'nın 21.04.2021 tarihli celsede duruşmalardan vareste tutulma talebinde bulunduğu halde, mahkemece "duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulması" konusunda karar verilmeden ve sanığın hükmün verildiği 07.10.2021 tarihli son oturumda ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda başka suçtan hükümlü/tutuklu bulunmasına rağmen duruşmada hazır bulundurulmadan hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle Anayasa'nın 36. maddesinin birinci fıkrası, AİHS’nin 6. maddesinin üçüncü fıkrasının (c) bendi ve CMK'nın 193, 1 96... /1-e maddelerine muhalefet edilmesi,2-) Sanık ...'nın soruşturma aşamasında suça konu eşyaların bulunduğu adresi söyleyerek çalınan bir kısım eşyaların iadesini sağladığı, yine sanık ...'nın aşamalardaki savunmalarında da suç nedeniyle oluşan maddi zararı gidermek istediğini söylediği, bu durumda müştekiye kısmi iade sonrası ne kadar zararının kaldığı hususu sorulduktan ve müştekinin bildireceği zarar miktarı sanık ...'ya usulünce tebliğ edildikten sonra, bu zararı gidermesi için sanık ...'ya makul bir süre verilerek, sonucuna göre etkin pişmanlık hükümleri yönünden bir değerlendirme yapılması yerine, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 3-) Adli emanetin 2021/167 sırasında kayıtlı 5 metre beyaz kablo ile bir adet siyah adaptörün sahibine iadesi yerine, TCK'nın 54. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmeden müsaderesine karar verildiğinden '' bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’ un 280 . maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği 1. No.lu bozma nedeninin, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş,bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin,29.12.2022 tarihli ve 2021/3562 Esas,2022/2809 Karar sayılı kararının; bozma üzerine verilen Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/63 Esas ve 2023/386 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun oldukları belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.