İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/29282 Karar: 2024/21197 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/29282 K.2024/21197

2. Ceza Dairesi 2023/29282 E. , 2024/21197 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/6 E., 2018/457 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Hüküm kurulmasına yer olmadığına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığın

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/29282 E. , 2024/21197 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/6 E., 2018/457 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Hüküm kurulmasına yer olmadığına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığın

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/29282 E. , 2024/21197 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/6 E., 2018/457 K. ŞİKÂYETÇİ : ... HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Hüküm kurulmasına yer olmadığına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB-2023/116662 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın, dosyanın diğer sanığı ile birlikte müşteki ...'a ait motosikleti alma şeklinde gerçekleşen somut olayda eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen adet gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verildiği, mahkumiyetin kararının diğer sanık yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Ceza Dairesinin 26/12/2016 tarihli ve 2016/168 esas, 2016/196 sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda, Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/06/2018 tarihli kararı ile diğer sanık yönünden cezalandırılmasına yeterli inandırıcı, şüpheden uzak, kesin ve net delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, sanık yönünden Mahkemesince 23/01/2018 tarih ve 2016/87 esas, 2016/414 sayılı ek kararı ile infazın durdurulmasından bahisle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 3. fıkrasında, "(Ek: 20/7/2017-7035/15 md.) Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması hâlinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşçasına verilen kararlardan yararlanırlar." şeklindeki hüküm ile benzer bir olay nedeniyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/06/2022 tarihli ve 2019/18-422 esas, 2022/431 sayılı ilâmında ".... bozma üzerine inceleme dışı sanıklar ... ve ... hakkında yapılan yargılama neticesinde verilen beraat hükümlerinde sirayet hususuna değinilmemesinin bu kurumun sanıklar hakkında uygulanma ihtimalini ortadan kaldırmayacak olması, Yerel Mahkemece sirayet hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi hâlinde sanıklar tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulmasında hukuki bir engel bulunmaması, Ceza Muhakemesi Kanunu sistematiğinde sirayet kurumunun (CMK'nın 306. maddesi) kanun yararına bozma yolundan (CMK'nın 309. maddesi) önce düzenlenmesi ve makul sürede yargılanma ilkesi ile usul ekonomisi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; inceleme konusu dosyada öncelikle lehe bozma kararının sanıklara sirayeti kurumunun işletilmesi, bunun mümkün olmaması durumunda ise kanun yararına bozma yolunun değerlendirilmesi ..." şeklinde belirtildiği üzere, lehe bozmanın aynı durumdaki diğer sanığa da sirayet ettirilmesinin bir hukukî zorunluluk olduğu nazara alındığında, istinaf incelemesi yapılmayan sanık yönünden sirayetin mahallinde mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği, bu haliyle dosya kapsamında sanık hakkında tanık Mert Çubukçu'nun anlatımları haricinde cezalandırılmasına yeter derecede, şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı hususu gözetilerek sanık hakkında lehe bozma doğrultusunda değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE - KARAR Hükümlü hakkında Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.10.2016 tarihli ve 2016/87 Esas, 2016/414 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e ve 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesinin ardından, bahse konu kararın inceleme dışı sanık ... bakımından İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 26.12.2016 tarihli ve 2016/168 Esas, 2016/196 Karar sayılı ilâmı ile bozulması üzerine, lehe bozmanın hükmü istinaf etmeyen hükümlü ...'a de sirayet ettirilmesi amacıyla suça sürüklenen çocuk Ali Kinkav ve sanık ... hakkında yapılan yargılamaya hükümlü ... da dahil edilmiş ise de; yargılama sonucunda hükümlü ... hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla; verilen bu kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223. maddesi uyarınca hüküm niteliği olmadığının ve konusu bulunmadığının anlaşıldığı, Yerel Mahkemece hükümlü hakkında sirayet sonrası karar verilmesinin her zaman mümkün olduğu, ayrıca kesinleşen hükümden sonra ortaya durumun şartlarının varlığı hâlinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği anlaşılmakla, Tire 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ve 2017/6 Esas, 2018/457 Karar sayılı hükümlü ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla