KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3025 E., 2024/11325 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/1804 E., 2022/157 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Düşme
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin 8. fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve maddenin 11. fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.10.2009 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının kesinleşen sonraki mahkumiyete konu suçun işlendiği 05.01.2014 günü yeniden işlemeye başladığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığın, temyiz dışı sanık Raşit Atila ile birlikte geceleyin şikâyetçinin otomobilinin kilitli kapısını zorlayarak ve zarar vererek içine girip, Premier marka oto teybini çalmaları şeklinde gerçekleşen olayda, suç tarihi itibariyle sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1, 522/1. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 102/3, 104/2. maddeleri ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143, 151, 66/1-d, 67/4. maddelerinin ayrı ayrı ve bir bütün olarak uygulanması sonucu, anılan Kanun'un 7/2, 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddeleri ışığında,
dava zamanaşımı bakımından 765 sayılı TCK hükümlerinin sanık yararına olduğu nazara alındığında, 27.03.2006 tarihli ilk mahkûmiyet hükmünden 20.01.2022 olan karar tarihine kadar geçtiği gözetilerek açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3025, K. 2024/11325, 10 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama