KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3107 E., 2025/19856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/344 E., 2020/393 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 saylı TCK'nın 142/2-d, 29... . maddeleri uyarınca 1 yıl 10... gün hapis cezasına hükmedildiği, istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesince, mahkûmiyet hükmünün kaldırılmasına, sanığın atılı suçtan beraatine ve hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin “Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.” ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, hırsızlık suçunda korunan hukuki değerin zilyetlik olduğuna ve hırsızlık suçunun oluştuğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli 2020/(Kapatılan)14-2 48... /359 K sayılı kararında da belirtildiği üzere inceleme konusu olayda "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun manevi unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması,
7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde.
Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığın beraatine karar verebileceğinin kabulünde zorunluluk bulunduğu" anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozmaya ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3107, K. 2025/19856, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama