KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3153 E., 2025/10891 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2192 E., 2020/1057 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
470 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır” ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin masa üzerinde, açıkta bulunan telefonu alması şeklindeki eylemi nedeniyle verilen cezayı çok bulduğuna, tekrar duruşma yapılarak alt sınırdan ceza verilmesini talep ettiğine;
sanık müdafiinin temyiz isteminin isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanığın suçu işlediğinin sabit görülmesi ve cezalandırılması için kuşkudan uzak bir şekilde fiili işlediği yönünde kanaat oluşması gerektiğine, sanığın suçu işlediğine kanaat getirilebilecek delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraati gerektiğine, aksi halde lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Bölge Adliye Mahkemesince tekerrüre esas alınan Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.01.2017 tarihli ve 2016/224 Esas, 2017/107 Karar sayılı ilâmındaki, ikinci kez mükerrirlik uygulamasına konu olan tekerrüre esas ilâmın, sanık hakkında Erdek Sulh Ceza Mahkemesinin 14.06.2013 tarihli ve 2013/84 Esas, 2013/372 Karar sayılı ilâmı ile verilen ve 16.07.2013 tarihinde kesinleşen 5237 sayılı TCK'nın 106/1-1. maddesinde düzenlenen tehdit suçundan verilmiş 6 ay 7 gün hapis cezası ile mahkûmiyete ilişkin olduğu,
anılan suçun 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, ikinci kez mükerrerlik uygulamasına esas alınan bu ilâm sebebi ile uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesinde belirlenen ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına mahkemesince karar verilemeyeceği hususlarının 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi uyarınca infaz
hakiminin görevi kapsamında infaz aşamasında değerlendirilebileceği mümkün görülmüştür.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3153, K. 2025/10891, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama