KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/3735 E., 2023/10226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/462 E., 2021/717 K.
- Suç
- Mala zarar verme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Ret
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşüldü;
Sanığın yokluğunda verilen kararın, sanığın savunması alınırken bildirdiği en son adrese değil de farklı bir adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında,
öncelikle bilinen en son adres (“bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres”) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek,
merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, sanığın savunması alınırken bildirdiği en son adrese değil de farlı bir adrese 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebliği usûlsüz olduğundan,
temyizin süresinde yapıldığı ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/21. maddesi uyarınca uzlaştırma işlemleri sırasında dava zamanaşımı süresi işlemeyeceğinden 12 yıllık zamanaşımının dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Önceki hükmün sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, lehe bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/3735, K. 2023/10226, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama