KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/4210 E., 2025/12173 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/917 E., 2020/1099 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin "Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır" ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise. “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ... müdafîinin temyiz isteminin; mahkemece zararın oluştuğunun kabul edilerek alt sınırdan uzaklaşıldığına ancak zarar ile ilgili araştırma yapılmadığına, kollukça malzemelerin tam ve sağlam olarak şikâyetçiye teslim edildiğine dair tutanak tanzim edildiğine, sanığın zararı karşılamak istediğine ancak zararın tespit edilip karşılanması için süre verilmediğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık ... müdafîinin temyiz isteminin ise;
sanığın pişmanlığını dile getirdiğine ve çalınan malzemeleri şikâyetçiye teslim ettiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1- Dosya kapsamındaki 09.08.2017 tarihli yakalama tutanağına göre sanıkların yakalandığında çalınan araç içerisinde bulunan kutular hâlindeki plastik malzemelerin yerini göstererek aynı tarihli tutanakla 14 kutu pvc malzemesi ve 8 rulo sinekliğin tam ve sağlam bir şekilde katılana iadesinin sağlandığı, sanıkların kovuşturma aşamasında 20.09.2017 tarihli duruşmada varsa katılana ait zararı karşılamak istediklerini beyan ettikleri, katılanın talimatla alınan 29.09.2017 tarihli beyanında;
çalınan aracının içerisinde bulunan yaklaşık 10 koli ve her koli içinde de 14 top sineklik tül malzemesinin bir kısmının Polatlı'da bulunan sanayinin çöplüğüne atılmış olduğunu, kalan kısmının ise nerede olduğunu bilmediğini, zararının karşılanmadığını ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; iade edilen malzemelerin araç içerisinde bulunan malzemenin tamamı olup olmadığı hususunun netleştirilmesi gerektiğinden; katılana, zararın neye ilişkin olduğu ve miktarı açıklattırılarak, sanıklara tanınacak makul bir süre sonunda, sanıkların zararı ödeyip ödemeyeceklerinin beklenmesi,
ayrıca kolluk tutanaklarından soruşturma aşamasında bir kısım malzemenin iadesinin sağlanmış olduğu gözetilerek kısmi iade sebebiyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığının katılana sorularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 168/1-4. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/4210, K. 2025/12173, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama