İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/4649 Karar: 2024/18776 Tarih: 2024

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/4649 K.2024/18776

2. Ceza Dairesi 2023/4649 E. , 2024/18776 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/37 E., 2022/262 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/4649 E. , 2024/18776 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/37 E., 2022/262 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33.

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/4649 E. , 2024/18776 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/37 E., 2022/262 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesinde; “Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir” şeklinde dolandırıcılık suçunun temel şekli düzenlenmiştir. Anılan maddenin gerekçesinde de, "Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, gerçekleştirilen hilenin etkisiyle, bu hileye maruz kalan kişinin veya bir üçüncü kişinin zararına olarak, fail veya bir başkası bir menfaat elde etmelidir." şeklinde belirtilmek suretiyle "hile"nin sadece malvarlığı zarara uğrayan kişiye karşı değil, malvarlığı değerinin alınmasını sağlamak üzere bir başka kişiye karşı yöneltilmesinin mümkün bulunduğu kabul edilmiştir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, 11.08.2013 günü saat 17.30 sıralarında, şikâyetçinin işletmekte olduğu iş yerini, tanık Tufan'a emanet ederek iş yerinden geçici olarak ayrıldığı, bu sırada şikâyetçi ve tanığın iki haftadır tanıdıkları ve ismini Soner Gümüş olarak bildikleri sanığın iş yeri içerisine girdiği ve tanık Tufan'a “Biz hesap işlerini Onur ile birlikte yapıyoruz.” diyerek kasadaki parayı aldığı, tanık Tufan'ın, sanığa, kasadan neden para aldığını sorduğunda, sanığın “Onur paraları bana emanet etti, sen karışma” dediği, tanık Tufan'ın da şikâyetçi ile sanık arasında bu şekilde bir anlaşma olduğunu düşünerek sesini çıkarmadığı, sanığın parayla birlikte iş yerinden ayrıldığının anlaşıldığı olayda; sanığın, şikâyetçi tarafından iş yerinde geçici olarak bırakılan zilyedi kandırarak ve şikâyetçi zararına işlediği eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, hileli hareketlerin şikâyetçiye karşı değil tanığa karşı gerçekleştirildiğine dair hatalı değerlendirmeler ile suç vasfında yanılgıya düşülerek hırsızlık suçundan aynı Kanun'un 142/1-b. maddesi ile uygulama yapılması, 2. Kabule göre de; a) Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 21.12.2017 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen Mahkemenin 16.09.2014 tarihli kararında sanık hakkında hükmolunan ve 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakka konu olan sonuç cezanın 1 yıl hapis ve 600,00 TL adlî para cezası olduğu gözetilmeden, bozma üzerine 17.02.2022 tarihli kararda, 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b. maddesi uyarınca hükmolunan 2 yıl hapis cezasının, 1 yıl 8 ay hapis ve 30 gün karşılığı 600,00 TL adlî para cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi suretiyle fazla hapis cezası üzerinden infaza karar verilmesi, b) Kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi yerine 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesinin gösterilmesi, c) Gerekçeli karar başlığında suç adının "Hırsızlık" yerine "Dolandırıcılık" olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla