Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6018 E. , 2025/11214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1734 E., 2018/2241 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma 1.
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6018 E. , 2025/11214 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1734 E., 2018/2241 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma 1. Sanıklar hakkında mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.12.2018 tarihli ve 2018/1734 Esas, 2018/2241 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıkların temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, 2. Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler ile ilgili temyiz istemlerinin incelenmesinde; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ...'nın temyiz isteminin, atılı suçu işlemediğine, iftira atıldığına, savunma hakkının kısıtlandığına ve karşı tarafın zararını gidermek için kendisine imkan tanınmadığına; sanık ...'ın temyiz isteminin ise uyuşturucu madde altında suçu işlediğine ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğine yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanıklara zorunlu müdafii atanması ve müdafii huzurunda savunmalarının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(h) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Torbalı 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanıklar hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkumiyet kurulmuş; nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-h ve 143) yönünden yapılan yargılamada sanıklara zorunlu müdafi atanmadan savunmaları alınmıştır.
Hukuki İlke: Alt sınırı beş yıldan fazla hapsi gerektiren suçlarda CMK 150/3 uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanması ve savunmasının müdafi huzurunda alınması zorunludur; bu yapılmadan yargılamaya devam edilmesi CMK 289/1-(h) anlamında savunma hakkının kısıtlanması sayılır. Ayrıca CMK 286/2-a uyarınca beş yıl veya daha az hapse ilişkin istinaf esastan ret kararları temyize tabi değildir.
Uygulama Sonucu: kısmen bozma, kısmen temyiz isteminin reddi
Dava Strateji Notu: Alt sınırı 5 yılı aşan suçlarda müdafi olmadan alınan savunma tek başına bozma sebebidir; müdafi katılımı olmayan oturumları temyiz dilekçesinde CMK 150/3 ve 289/1-(h)'e dayanarak açıkça belirtmek, esasa girilmeden bozma sağlar. Beş yıl altı cezalarda ise temyiz yolunun kapalı olduğu (CMK 286/2-a) baştan gözetilmelidir.