KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/4692 E., 2024/18126 K.·Bozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Şikâyetçiler
- ..., Mehmet Düzgünnel
- Suç
- Hırsızlık
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak
Sanık hakkında bozma kararından önce kurulan 08.10.2013 tarihli ilk hükümde hükmolunan hapis cezalarının TCK’nın 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi ve hükümlerin sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 26.10.2015 tarih, 2014/31756 Esas ve 2015/16431 Karar sayılı ilâmıyla CMK’nın 231/5-14. maddelerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulması karşısında, her ne kadar daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesine yasal olanak bulunmamakla birlikte, bozma öncesindeki erteleme kararının sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, bu defa verilen hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/4692, K. 2024/18126, 25 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama