İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2023/5506 Karar: 2025/19867 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/5506 K.2025/19867

2. Ceza Dairesi 2023/5506 E. , 2025/19867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2065 E., 2021/1806 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/310 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile verile

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2023/5506 E. , 2025/19867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2065 E., 2021/1806 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/310 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile verile

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2023/5506 E. , 2025/19867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2065 E., 2021/1806 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/310 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 10.09.2021 tarihli ve 2021/2065 Esas, 2021/1806 karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 21.09.2021 tarihli ek karar ile iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarına yönelik temyiz taleplerinin reddine karar verildiği, ek kararın tebliğ edildiği ve ek karara yönelik temyiz talebinin olmadığı belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; katılan vekilinin temyiz isteminin, sanıklara alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim uygulanmaması, sanıklar müdafinin temyiz isteminin, tek bir suçtan ceza verilmesi gerekirken üç suçtan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanıkların suçu işlediklerine dair kesin ve inandırıcı delilin bulunmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2020 tarihli ve 2020/32 Esas, 2020/125 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükümlerine yönelik katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/1782 Esas, 2020/1806 Karar sayılı kararı ile “...sanıkların suç tarihinde kullandıkları cep telefonu numaralarının tespiti ile suç tarihi, bir gün öncesi ve bir gün sonrasını kapsar şekilde aranan, arayan numaralar ile görüşme sürelerini ve baz istasyonlarını gösterir ayrıntılı HTS kayıtlarının temin edildikten sonra bilirkişiye incelettirilerek sanıkların cep telefonunun olay mahallinde sinyal verip vermediği, vermiş ise sürelerinin tespit edilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verildiğinden” bahisle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 10.11.2020 tarihli ve 2020/1782 Esas, 2020/1806 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Gülşehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/310 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla