Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/5676 E. , 2025/21180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2563 E., 2020/1800 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafında
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/5676 E. , 2025/21180 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2563 E., 2020/1800 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, sanıkların eylemlerinin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağına, anahtarı ellerinde haksız olarak tutmadıklarına, etkin pişmanlık hükümlerinin eksik uygulandığına, temel cezanın hatalı olarak en üst hadden belirlendiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Kanun'un öngördüğü sınırlar arasında ceza tayini hakimin takdir ve değerlendirme yetkisinde ise de; bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması, bu konudaki gerekçenin suçun işleniş şekli, kanuna aykırılığın derecesi, suç sebepleri, sanığın kişiliği, kastın yoğunluğu gibi hususların dosya içeriğine uygun olması, emsal olaylar ile genel uygulama dikkate alınarak 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesine uygun olarak işlenen fiilin ağırlığı ile orantılı cezaya hükmolunması gerekmektedir. Somut olayda, olay tarihinde gece saat 02.00 sıralarında sanıkların haksız olarak elde ettikleri anahtar ile banka ATM'sini açıp içerisinden 243.665,00 TL parayı alıp aralarında eşit olarak paylaştıkları, tüm şirket çalışanları ile birlikte bilgi amaçlı ifadelerinin alınması esnasında suçlarını itiraf edip ellerinde kalan yaklaşık 236.000,00 TL parayı hemen getirip teslim ettikleri, geriye kalan parayı da kovuşturma aşamasında iade ettiklerinin anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan verilecek cezada alt sınırdan uzaklaşılması mümkün ise de, üst sınıra yakın ceza vermeyi gerektiren bir özellik olmadığı, hak ve nesafet kuralları ile 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesinde yer alan orantılılık ilkesi gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca, dosyanın gereği için Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.