Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2023/6748 E. , 2025/14483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme I. Sanıklar ..., ..., ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2023/6748 E. , 2025/14483 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme I. Sanıklar ..., ..., ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler yönünden; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun’un 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1 maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında uygulanan cezanın orantısız olduğuna, sanık hakkında verilen kararın bozulması gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin; sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmadığına, atılı suçun ve nitelikli hallerinin ayrı ayrı unsurları bulunmadığı halde sanığın cezalandırılmasına karar verildiğine, sanık hakkında tüm suçlar bakımından nitelikli halden ceza artırımı yapıldığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına, atılı suçun ve nitelikli hallerinin ayrı ayrı unsurları bulunmadığı hâlde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise; sanık hakkında eksik inceleme ile karar verildiğine, çalınan eşyalar üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunmadığına, unsurları itibari ile oluşmayan suç açısından sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasının yerinde olmadığına ve atılı suçun gece işlendiğine ilişkin delil olmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, III. Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hüküm yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286/1 maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1 maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1 maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1 maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298/1 maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçları işlediğinin sabit olmadığına, atılı suçun ve nitelikli hallerinin ayrı ayrı unsurları bulunmadığı hâlde sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin yerinde olmadığına, suçun gece işlendiğine dair delilin bulunmadığına ve gerekçeli kararda tartışılmadığı halde sanık hakkında nitelikli halden ceza artırımı yapıldığına ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca hükmün esasını oluşturan kısa kararın açıklandığı son celsede zorunlu müdafiinin hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, müdafiin mazeret dilekçesi kabul edilerek duruşma ertelenmeden veya başka bir müdafii de görevlendirilmeden yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz isteği bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.