KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/7470 E., 2024/15027 K.·Bozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/27 E., 2022/272 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen hükümde temyiz süresinin CMUK’nun 310/1. maddesi uyarınca bir hafta olduğu gözetilmeksizin hatalı şekilde 15 gün olarak belirtilmek suretiyle yasa yoluna başvuru süresi konusunda yanıltma yapıldığı dikkate alınarak sanık müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Dosya arasında bulunan 10.11.2014 tarihli CD izleme ve teşhis tutanağında, eylemin sanık tarafından kamera saatine göre 17.50'de gerçekleştirildiğinin ve kamera saatinin bir buçuk saat kadar ileri olduğunun belirtilmesi, katılanın kolluk ifadesinde telefonun yerinde olmadığını saat 16.30 sıralarında fark ettiğini ifade etmesi ve UYAP'tan alınan çizelgeye göre gece vaktinin saat 17.38'de başladığının anlaşılması karşısında; suçun gece vakti işlendiği hususundaki delillerin neler olduğu ortaya koyulup tartışılmadan suçun gece vakti işlendiğinden bahisle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesi gereğince uygulama yapılmış olması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/7470, K. 2024/15027, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama