KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/8126 E., 2024/17279 K.·B Ozma Üzerine
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/698 E., 2022/573 K.
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken hüküm fıkrasında 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesinin uygulama maddesi olarak yazılmaması, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.09.2021 tarihli bozma ilâmından önce verilen ve yalnızca sanık tarafından temyiz edilen Mahkemenin 16.03.2016 tarihli kararında sanık hakkında hırsızlık suçundan sonuç ceza olarak hükmolunan 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine infaz bakımından kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilip, bozmaya uyularak kurulan 07.04.2022 tarihli kararda, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilip, hükmedilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının ise, kazanılmış hak nedeniyle 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı uygulama yapılarak sanık hakkında 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/8126, K. 2024/17279, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama