KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2023/8668 E., 2024/17744 K.·Suça
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/36 E., 2022/429 K.
- Sürüklenen çocuk
- ...
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan vekili
- Tebliğname görüşü
- Ret, bozma
Karar Metni
490 kelime·2 dk okuma
I-Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuğun yüzüne karşı ve müdafiinin yokluğunda verilen kararda, suça sürüklenen çocuk müdafii yönünden tebliğden itibaren 7 gün içerisinde temyiz hakkı tanındığı belirtilmek suretiyle yanıltmaya neden olunduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu ve fakat suça sürüklenen çocuğun 25.03.2022 tarihinde alınan savunması esnasında 18 yaşını doldurmuş olması ve avukat talep etmediğini beyan etmesi karşısında, zorunlu müdafiiye yapılan tebliğin kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmayacağı, hüküm zorunlu müdafii tarafından temyiz edilmiş ise de,
müdafiiinin suça sürüklenen çocuk hakkında verilen mahkûmiyet hükmünü temyize yetkisi bulunmadığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca değişik gerekçe ile Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılanın hazırlık ifadesine göre, olay günü 21.00 sıralarında sokak üzerinde yürümekte iken önceden tanıdığı suça sürüklenen çocuk ile tanık ...'ın yanına geldiği, suça sürüklenen çocuğun elinden cep telefonunu kaparak kaçtığı, katılanın kovuşturmada alınan beyanına göre ise, suça sürüklenen çocuğun cep telefonunu istemesi üzerine telefonunu ona verdiği anlaşılmakta ise de, tanık ...'ın hazırlık ifadesi ile suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmasına göre, suça sürüklenen çocuğun annesini arama bahanesiyle katılandan cep telefonunu istediği,
onun da kendi isteği ile suça sürüklenen çocuğa telefonunu verdiğinin anlaşılması karşısında; tanık beyanı esas alınarak suç tarihi itibarıyla 15 yaşını doldurmuş olup 18 yaşını tamamlamamış olan suça sürüklenen çocuğun eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1, 31/3. maddelerinde düzenlenen basit hırsızlık suçunu oluşturduğu,
bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e, 66/2. maddelerinde belirtilen 5 yıl 4 aylık olağan dava zamanaşımının, aynı Kanun’un 67/2-d. maddesi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan 29.05.2015 tarihli mahkûmiyet tarihinden itibaren 25.03.2022 tarihli hüküm tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/8668, K. 2024/17744, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama