Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2024/10826 E. , 2024/15382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3779 E., 2020/2948 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üz
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2024/10826 E. , 2024/15382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3779 E., 2020/2948 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin dosya kapsamında yer alan delillerin müvekkili sanığın mahkûmiyeti için yeterli olmadığına, sanığın çalıştığı şirkette görevi gereği girip çıktığı yerlerdeki kamera görüntülerinin ve diğer sanıkla arasında olan telefon görüşmesinin atılı suçu işlediğini göstermeyeceğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, suç vasfının hatalı belirlendiğine, eylemin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabileceğine, ceza tayin edilirken takdir hakkının hukuka aykırı kullanıldığına; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin sanık ...’in iş yerindeki hizmet ilişkisinin araştırılması gerektiğine, sanık ...’in iş akdinin ilgili yerlerden temin edilmesi ve aynı iş yerinde çalışan diğer şahısların ifadelerine başvurularak sanık ...’in görev tanımının yapılması, sorumluluk alanlarının belirlenmesi, suça konu hammaddenin hizmet ilişkisi gereği zilyedliği kendisine teslim edilen eşya olup olmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre suç vasfının belirlenmesi gerektiğine, temel ceza belirlenirken orantılılık ilkesine uyulmadan teşdit uygulandığına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmama gerekçesine hükümde yer verilmediğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede; 1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde, 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanık ...'nın savunmasının müdafii huzurunda alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2) İddianame içeriğine göre sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 39/1. maddesinin uygulanması talep edildiği halde, sanığa ek savunma hakkı verilmeden belirtilen maddenin uygulanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.